Finans piyasalarında kara günler oldukça fazladır.

Kara pazartesi

Kara cuma...

Mesela geçen yıl 10 Ağustos bizim açımızdan kara cuma olmuştu. Dolar 5,53’ten 6,80’e kadar yükselmişti.

Piyasalardaki sert çöküşlerin yaşandığı günlere “kara günler” deniliyor.

Kara günlerden biri de 90’lı yıllarda İngiltere’de yaşandı. George Soros’un adını tüm dünya, İngiltere’nin kara çarşambası ile duymuştu.

Neydi olayın aslı?

Kısaca bahsedelim: İngiltere Merkez Bankası Avrupa Birliği entegrasyonu içerisinde milli parası sterlinin değerini korumak için faiz yerine dövize doğrudan müdahale yöntemini seçmişti. 

İngiltere Merkez Bankası’nın milyarlarca döviz satışı karşısında bu işin olmayacağını anlayan Soros tam tersi pozisyon alıyordu. Ve faiz yerine döviz satışını tercih eden İngiliz Merkez Bankası piyasalara ve Soros’a yenilmişti.

Kara çarşamba 1992’de yaşandı.

İngiliz Merkez Bankası bir günde iki kez faiz artırmış ama artık çare etmemişti. Kısa süre önce faiz artırımı ile sorunu çözebilecekken artık bir devalüasyon kaçınılmaz olmuştu.

Sadece bir spekülatör karşısında bile ayakta duramayan İngiltere Merkez Bankası boyun eğmişti. Hem faizleri aşırı yükseltmek hem de para birimlerini yüzde 15 civarında devalüe etmek zorunda kalmışlardı.

Benzer bir süreç, 2000-01 yıllarında bizde de yaşlandı. Zaten 2001 krizi de bizde “kara çarşamba” olarak tarihe geçti.

Yapılan yanlışların patlama günü sadece çarşamba gününe denk geldi. Hem faizler arttı hem de para birimimiz devalüe oldu.

21 Şubat 2001 günü 0,69’dan kapanan dolar/lira kuru sadece 1 gün sonra 0,95 lira seviyesini görmüştü. 11 Nisan 2001’de ise 1 dolar 1,30 TL oldu. Ve zirve ise 5 Eylül 2001’de 1 doların 1,65 liraya ulaşması ile gerçekleşti.

***

Bugün ülkeye gelmeyen döviz ile döviz hesaplarımız şişiyor. Gayet nettir ki, sistemin bir yerinde birileri çok acayip şekilde açık pozisyon alıyorlar. Yani olmayan dolarlar satılıyor veya alınıyor.

Sistem nasıl sürecek?

Faiz indirimi ve sadece baz etkisi ile enflasyon oranındaki birkaç aylık düşüş bu açık pozisyonu için yeterli destek verecek mi?

1992 yılındaki İngiltere’nin kara çarşambasında vurgunu Soros’un yaptığını herkes biliyor.

2001 yılındaki Türkiye kara çarşambasında vurgunu gece yarısı döviz satışıyla kimlerin yaptığı da biliniyor.

Aradaki fark şu: İngiltere’de oyuncu açık oynamış ve vurgunu piyasada yapmıştı. Oysa Türkiye’de oyuncu kapalı oynamış ve vurgunu devlet desteğinde yapmıştı.

Bizde sermaye zaten devletçidir.

Devlet olmadan sermayenin iş yaptığı çok az görülür. O nedenle hep devlete sırtı yaslamak geleneği vardır.

Neyse...

Şimdi konuya geri dönelim.

Ekim-kasım ayında enflasyonda baz etkisi tersine dönüyor. Hatta aralık ayında tersine baz epey çalışacak.

Yüzde 22 mevduat faizi yerine döviz alanlar şimdi ne yapacak? Düşen TL faizi daha mı cazip olacak? Ya da bilmediğimiz bir güven mi gelecek piyasalara...

Ama bizim bilmediğimizi dövizde açık pozisyonunu kim alıyorsa umarım biliyordur. Çünkü 1992’de Sorors’un bile tek başına dize getirdiği İngiltere Merkez Bankası operasyonuna bir daha maruz kalmayalım.

Sonra dış güçler vs söylemlerini daha ne kadar yedirebiliriz ki? Hata yapma lüksümüz kalmadı desem anlatabilir miyim?

***

Herkes dolar düşer mi, yoksa çıkar mı diye soruyor ya... Bazı yabancı kuruluşlar dolar için 4,70 rakamları açıklamışlar.

Kısaca herkes oynuyor.

Ama bizim açımızdan asıl mesele şu olmalı: Dolar 6-7 lira ederken yapılan zamların üzerine ha bire yeni zamlar yapılıyor.

Kur düşüyor zam.

Kur yatay seyrediyor zam.

Kur yükseliyor zam.

Anlayacağınız reel sektör kendini zaten risklere karşı ayarlıyor ve maliyet çıkartmaya çalışıyor.

O nedenle dolar düşse ne olur; çıksa ne olur? Zamlar zaten yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor.

  • Abone ol