Büyük buhran için şunu diyorlardı: Bir tarafta bomboş fabrikalar, diğer tarafta çalışmak isteyen yığınla işsiz...

Şimdi bizim buhranımız var: Bir tarafta bomboş yollar, diğer tarafta yığınla aracın kilitlendiği trafik.

Özal ve Demirel Boğaza birer köprü yaptı. O köprülerin fiyatı 15 Temmuz  FETÖ darbe girişimi öncesi sadece 3,4 liraydı. Aslında çift yön geçiş ücreti üzerinden hesaplandığında fiyat 1,7 liraya geliyordu.

Özel sektöre yaptırılan yüksek ücretli ve Hazine garantili köprüler ve yollar açılınca, Özal ve Demirel’in artık bedavaya gelmiş köprülerine ve otoyollarına da zamlar yapıldı. 2016-2020 arasında 1. ve 2. boğaz köprü ücretleri 3,40 liradan 10,50 liraya güncellendi.

Bir bakıma Recep Tayyip  Erdoğan’ın yaptırdığı köprü ve otoyolların parasının bir kısmı, yine Özal ve Demirel’in devlet imkanları ile yaptırdığı köprülere ve otoyollara ödettirilmeye başlandı.

***

Bildiğiniz gibi Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti ilk açıklandığında 35,0 dolardı. Ama öyle Hazine garantisi verilmiş ki, fiyat ABD enflasyonu ile artıyor. Ve artık Osmangazi Köprüsü tek yön geçiş ücreti 45,0 dolar (Çift yön 90 dolar).

Geçenler 117 lira ödüyor ama üstünü Hazine tamamlıyor. Geçmeyenlerin parasını ise zaten doğrudan Hazine ödüyor (Yani herkes...). İşin bir de otoyol kısmı var tabii.

Aynı durum Yavuz Sultan Selim Köprüsü için de geçerli. Gerçi orada büyük araçlar zorunlu tutulduğundan (Anayasal ihlal var görüşündeyim) yol biraz daha kalabalık. Ama Hazine yine de yılda 3 milyar liranın üzerinden sadece köprü ve bağlantı yollarına geçmeyen araçların açığını ödüyor.

Şimdi gelen son zam Avrasya Tüneline. İhalede ve açılışta ücret 4$+KDV olarak ilan edilmişti. Sonradan yüzde 18 KDV yüzde 8’e düşürüldü. Böylece köprü ücreti 4,32$ olmalıydı. Ama son zamla Avrasya Tüneli ücreti de 5,63$ ilan edildi. Yani KDV hariç 5,2 dolar...

***

Gelin bir hesap yapalım.

Avrasya Tüneli 25 yıl 11 ay işletilecek (yapım süresi dahil); bu süre 311 ay eder.

Firmalar yapımı 47 ayda bitirmiş. Geriye 264 ay para alınacak süre kalıyor. Yani tam 22 yıl...

Vahap Munyar Ocak 2018’de Avrasya Tüneli yöneticileri ile sohbet etmiş. Yıllık araç garantisi 25,6 milyon adet diyor. Yani 25,6 *5,2$ hesabı üzerinden yılda 133 milyon dolar şirketin geliri var. Bu ise 22 yıl üzerinden 2 milyar 930 milyon dolar ediyor.

Şirket bunu ne kadara mal etmiş? 1 milyar 245 milyon dolara. Dolar bazında yıllık yüzde 10,7 getiri oranı var. Tabii ki, geçiş fiyatının dolar bazında sabit kalacağı varsayımı ile... Ama öyle olmadığını şimdiden görmüş olduk. Geçiş ücreti dolar bazında da diğer KÖİ projelerinde olduğu gibi artıyor.

***

Avrasya Tüneli için yaptığımız ve içinden çıkamadığımız hesabı YSS Köprüsünün Çinli firmalara satışında da yaşadık.

Yılda 790 milyon dolar Hazine garantisi olan YSS Köprüsünün yarı hissesi, Çinli firmalara 688 milyon dolara satıldı.

Ama mesele sadece bunlar da değil.

Asıl mesele yazık olan varlıklarımız.

Bakınız...

KÖİ kapsamında yapılan yollar o kadar pahalı ki, sıradan vatandaşlar bu yolları kullanamıyor. Şimdi Avrasya Tüneli de daha boşalacak.

Buralar zenginlere özel yol haline geldi ve geliyor.

Ama onların ödemediği açıkları fakir vatandaşlar vergileri ile ödeyerek kapatacak. Fakirden alıp zenginlere özel yollar-köprüler-tüneller yapıyoruz.

Bunu da milli bir dava olarak yine fakirlere satıyoruz.

Müthiş bir politik başarı.

Millet ise meydanlarda bunları duyunca alkışlıyor. Ödediği vergilerin zenginlerin kullanabildiği yolların-köprülerin açıklarını kapatmasını görmüyor.

***

Yine başa dönelim.

29 Buhranı çıktığında denk bütçe hesabı ile krize müdahale edilmediğinde işsizlik arttı. İşsizlik artınca düşen gelir ve harcama sonucu fabrikalar kapandı. Ve bir tarafta boş fabrikalar, diğer yanda da işsizler ordusu öylece kalakaldı.

Şimdi ülkemizde de durum böyle oldu: Bir tarafta bomboş köprüler ve otoyollar duruyor. Diğer yanda da yol arayan ve trafikte bekleyen insanlar-arabalar.

Avrasya Tüneli daha 23 liralık tek yön (Çift yönde 46 lira) fiyatta bile Hazine garantisini dolduramıyordu. Şimdi 36,4 liradan çift yönde 72,8 lirayı kim ödeyerek geçecek?

Tabii ki, zamanı çok paralı olan zenginler.

Fakirlere de kullanılmayan yol parasını vergileri ile ödeyerek tamamlamak düşecek. Ha, bir de meydanlarda bu milli yatırımları alkışlamak.

  • Abone ol