Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın halefi Murat Uysal “Önden yüklemeli faiz indirimleri” yaptıklarını açıklamıştı.

Analistler şimdi MB’nın 50 baz puan daha indirime gidebileceğini söylüyorlar.

Hayırlı olsun.

Şimdi yeni hikayemize bakalım.

Faiz düştü ama maalesef bu sefer son aylarda enflasyon düşmedi. Hatta parasal genişleme göstergeleri enflasyon birikiminin devam ettiğini söylüyor. Bunlar öncü göstergeler tabii.

Kredi verdik ve bolca tüketimi artırıcı politikalar uyguladık. Tabii ki genişleyici maliye ve para politikasının talep etkisi ile enflasyon etkisi yeni yeni sahneye çıkıyor. Mesela biz bu sahneyi 2017 Kredi Garanti Fonu (KGF) sonrası seyretmiştik.

Artan enflasyon artamayan faizler ve sonuç olarak artan kur... Ve yeniden yüksek enflasyon.

2017-2018 yıllarında yarattığımız enflasyon sarmalını “Arkadan izlemeli faiz politikası” ile yönetmeye çalıştık.

Enflasyon ve kur çıktıkça yapılması gereken faiz artırımları (Onay alınamadığı için olsa gerek) bir türlü gereken seviyede olmadı.

Geriden gelen faiz artırımları yetişmeyince kur ve enflasyon daha da yükseldi. Olay 24 Haziran seçimlerinin ardından sert faiz artırımı ile nihayete erdirilebildi. Yani arkadan seyretmeyi bırakıp, öne geçen faiz artırımı sayesinde.

Nasıl ki o tarihlerde faizler arkadan geldi ise şimdi de benzer bir sarmala girme riskimiz var. 

Bir tarafta üstü kapalı onca müdahaleye rağmen sinsi sinsi yükselen kur, diğer yanda maliyet (ÜFE) kıpırdayışı ile parasal genişlemenin de etkisi ile oynamaya başlayan enflasyon.

Mevsimsel etkiler ile enflasyonda bir durağanlık yaz aylarında yaşanabilir. Ama unutmayalım ki, başta enerji zamları ve kamu girdileri olmak üzere enflasyonun yükselme zemini için her şeyi mükemmel şekilde hazırlamış durumdayız.

Tek eksiğimiz fitilin ateşlenmesi. Onun da yavaş yavaş olacağını birçok uzman zaten ifade ediyor.

Yazının altındaki grafik renkli değil ama ben size şöyle ifade edeyim: Ocak 2016=100 kabul ederek enflasyon göstergeleri karşısından parasal genişlemeler veriliyor. Özellikle M1 para arzı ne kadar sıkı para politikası uygulandığı sözlerinin ne olduğunu ortaya seriyor.

Daha bir ay önce tek haneyi gören tahvil faizleri de şimdilerde 11,3’lere çıkmış durumda. Hatta şöyle ifade edelim; Merkez faiz indirimine gitmeden bile piyasa faizleri mevcut MB faizinin üzerine çıkmış durumda.

Bu hal ve şart altında yeni bir hamle için alanımız var mı? Ya da sırf meydanlarda Milleti avundurucu iki söz söylemek için önden yüklemeli faiz indirimine devam mı edeceğiz?

Hadi önceki yıl adını söylemeden suni bir dış düşman ile bütün hatalarımızı, yanlışlarımızı gizledik. Bu sefer nasıl bir düşman yaratarak hatalarımızı örteceğiz.

Şunu unutmayalım ki, faizimiz ne olursa olsun yabancılar bize gelmiyor. Biz yabancı sermaye için kaçış noktası durumundayız.

Lütfen kendimizi bilelim ve boyumuza göre karar alalım. Aksi halde piyasaları öylece seyreder dururuz.

  • Abone ol