Önce ‘Hazine Nakit Gerçekleşmeleri’ açıklandı. Buna göre (Milyon TL);

Gelirler: 119.946

Giderler: 97.161

Faiz Dışı Fazla: 30.348

Nakit Dengesi: 22.785

Görüleceği üzere ilk bakışta veriler oldukça iyi. Bütçe fazla vermiş. Borçlanma ihtiyacı azalmış oluyor.

Bir de Maliye’nin açıkladığı bütçe detayına bakıyoruz.

Gelirler 122 milyar 170 milyon lira. Ama bu gelirin vergilerden elde edilen kısmı sadece 67 milyar 416 milyon lira. Gelirleri şişiren kalem geçen yıl olduğu gibi bu yılda Merkez Bankası’ndan (MB) alınan gelir olmuş.

Merkez’den Hazine’ye giden para geçen yıl 33 milyar 874 milyondan bu yıl 40 milyar 682 milyon liraya yükselmiş. Yani bütçeyi MB üzerinden bir bakıma finanse etmişiz. Eğer Merkez Bankası’nın ihtiyat akçesi olmasa bütçe fazla değil, açık verecekti.

İyi ama bu bizi ne açıdan ilgilendiriyor?

Ortada bir parasal genişleme var. Ayrıca bu para politikası genişlemesi krediler üzerinden tüketimi de oldukça ısıtıyor.

Nitekim tüketim üzerinden alınan vergiler önemli artış yaşıyor. Hatta iç tüketimden ziyade ithalat tüketimi daha sert artmış.

Dahilde alınan mal ve hizmet vergileri (ilk başta KDV) yüzde 20,4 artışla 25 milyar 647 milyon liraya ulaşıyor. Fakat bir detay var burada: Dahilde alınan vergileri tütün vergisi daha çok şişiriyor. Orada yüzde 28,9 artışla 5 milyar liraya ulaşan bir vergi geliri artışı var. Nedeni elbette yüzde 44 zamlanmış olan sigaradan geliyor.

Dahilde alınan KDV yüzde 12,15 enflasyona rağmen yüzde 16,1 artıyor.  Oysa asıl artış yüzde 30,8 ila ithalat ürünlerinden.

Bunlar ne ifade ediyor?

1- Parasal genişleme talep üzerinden enflasyon birikimi oluşturuyor.

2- İthalat artışı yeniden cari açık ve döviz ihtiyacını artırıyor.

Bu iki ana kalem ise ne anlama geliyor?

Dün Merkez Bankası faizi bir kez daha düşürerek 11,25’ten 10,75’e indirdi. Fakat piyasa faizleri (tahvil) indirilmemiş faizin bile üzerine çıkmış durumda.

Ayrıca birikimli enflasyon ve yine ihtiyaç artışlı kur riski ekonomide gelecekte korumasız bir yapı bıraktı.

Biz son bir haftadır KARAR gazetesinde ekonomide oluşabilecek bir riski vermeye çalıştık. Merkez Bankası’nın siyasi duruş yerine, ekonomik duruş sergilemesi gelecek açısından daha faydalı sonuçlar verebilirdi.

Neyse, belki de onların bir bildiği vardır.

Belki de enflasyon düşebilir. Kim bilir?

  • Abone ol