Özelleştirme ve/veya kamulaştırma. Özel mal tanımı ve/veya kamusal mal tanımı...

Bir ülke düşünün piyasası serbest ama soğan-patatesi kamu satıyor. Bir ülke düşünün en kritik kamusal mal olan savunma sanayinde tank-palet fabrikasını yabancılara açıyor; ama en kritik kamusal mallardan olan ulaşımı özel sektör müteahhitlerin emrine veriyor. 

Bir politik bakışımız mı var? Yoksa bakışımız kamusal dışı menfaatler mi? 

Kamusal mal tanımı kısaca şöyledir: ‘Maliyetini özelin karşılayamayacağı kadar ağır ama faydası özele bırakılamayacak kadar büyük mal ve hizmetler.’ 

Adaleti düşünün... Tam kamusal maldır. Eğer özel sektöre menfaat karşılığı adaleti kurmayı ihale derseniz, adaletsizlik sonucu ülkeniz batar. Adalet kamunun eliyle güç ve para ile satın alınmayacak şekilde sağlanmalıdır. 

Sonucu ülke refahı olarak herkese yansır. 

Sağlık sektörünü düşünün. İşletmesi Hazine garantileri verilerek müteahhitlere bırakılacak bir alan mıdır? 

***

Bugün konumuz bankacılık. 

Önce kaynak dağılımı hakkında bir ayrıntıyı verelim:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş sosyal yardımlar hakkında açıklamada bulunuyor: “280 taksici, 22 servisçi, 258 terzi, 37 EYT’li, 118 seyyar satıcı, 68 inşaat işçisi, 1797 gündelik temizlikçi, 1190 kıraathane çalışanı nakit desteği almak için başvurdu ve ödemeler başladı”

Sosyal medyadan Levent Üzümcü soruyor: “Sordunuz mu hangi partiye oy atmışlar seçimlerde; alevi miymişler, Kürt müymüşler? Soruşturmadan mı yaptınız bu yardımları? O zaman siz siyasi bir garabetin zavallı bir kuklası değil, tüm halkın onurlu bir belediye başkanısınız.” 

Sosyal yardımlar hangi kriterlere göre dağıtılacak? Gerçek ihtiyaç sahiplerine mi? yoksa parti tabanına mı? 

Mesela burs veriyorsunuz, öğrenciler okuyabilsin diye. Ama bursları vakıflar dernekler aracılığı ile siyasi görüşünüze göre dağıtıyorsunuz. Acaba bu siyasi görüşler nedeniyle belki de kovid

19 salgınına aşı bulabilecek bir parlak beyni mi okutmadınız? 

Ya da hastalandınız ve ciddi uzmanlık gerektiren bir sağlık problemi yaşıyorsunuz. Acaba sizi ölümden kurtaracak doktoru duyduğunuzda siyasi görüşünden dolayı gitmiyor musunuz? Kaç kişi doktorlarını siyasi görüşe göre tercih ediyor? 

Mesela ‘Toplum Yararına Çalışma Programları’ ile işe alınanlar kimler? Listeler nerde hazırlanıyor? 

Ya yeni güvenlik birimimiz bekçiler...

“Biz Bize Yeteriz” ne demek? 

İçe kapanan bir Türkiye mi? Ya da herkesten toplayıp bir kısma mı dağıtma sistemi.  Bu nedenle ilk gün “toplanan kaynağın dağıtımında muhalefet partilerinden de temsilciler olsun” önerisinde bulunmuştum. 

***

Kaynak toplama kadar kaynak dağıtmak da önemlidir.

Bankalar aslında bunun bir başka çeşit kurumudur. Tasarruf sahiplerinden topladıkları kaynakları ihtiyaç sahiplerine verirler. Buradaki ihtiyaç sahipleri ağırlıklı olarak yatırımcı ve ticari kesimdir. 

Toplanan kaynaklar kime verilecek? sorusu bankacılık açısından önemlidir. 

Dün BDDK bile özel bankalara çağrıda bulundu. Önceki gün Berat Albayrak’ın hemen ardından. Mehmet Ali Akben “Bankalara iletmiş olduğumuz talimatların uygulanmasını yakından izliyoruz. Bankaları kredi kanallarını açık tutmaya, kurumumuz ve sektör birlikleri tarafından alınan kararlara uymaya davet ediyorum. Son 10 günde kamu bankaları ilave 27,5 milyar lira kredi verirken, özel bankaların kredi hacminin 5 milyar lira daraldığına şahit olduk” açıklamasında bulundu. 

***

Biraz verilere bakalım: 2020 yılı içinde;

Kamu bankalarının TL mevduatları (kaynak) yüzde 12,7 artarken, TL kredileri ise yüzde 13,8 artış gösterdi. Özel+yabancı bankaların mevduatları (kaynakları) yüzde 5,0 artış gösterirken, TL kredilerindeki artış oranı ise yüzde 6,3 olarak gerçekleşti. 

Kamu bankalarının yabancı para kredileri ise yüzde 4,1 artışta kalırken, özel ve yabancı bankaların yabancı para kredileri yüzde 10,7 artış gerçekleştirdi. 

Acaba burada temel sorun sadece mutlak rakamlar mı?

Çünkü rakamlar 2020 yılı içinde özel bankaların da kredi musluklarını açtıklarını gösteriyor. Acaba “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” modeli mi var?

Burada hiç tartışılmayan asıl konu kredi değildir. Kime kredidir?

Özel bankaların ekonomi dışı gayelerle kredi ilişkisi görece çok daha düşüktür. Hatta nerede ise imkansızdır. 

90’lı yılların karanlık olmasının bir sebebi de kamu bankaları eliyle verimsiz bir ekonomik yapı oluşturulması değil miydi? 

Kamu veya özel bankalar ve kredi... Ama kime? Ve nasıl bir kredi? Devam ederiz...

  • Abone ol