Bir kez daha ama bir kez daha yazmak zorundayım. Şu tarihi fırsat günlerimiz, yıllarımız heba olup gidiyor. 

Şu an Türkiye tarihi fırsat dönemindedir. 

2019 yılında 83 milyon 155 bin olan ülke nüfusunun 56 milyon 392 bin kişisi 15-65 yaş aralığındadır. Yani çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 67,82 düzeyi ile tarihi fırsat vermektedir. 

0-15 yaş nüfus 19 milyon 212 bin kişi ile toplam nüfusun yüzde 23,1’îni oluşturuyor. 

0-15 yaş nüfusun oranı 2000 yılında %29,8 seviyesinden 2010 yılında %25,6’ya geriledi. Ve şimdi %23,1...

65+ yaş üstü nüfus ise 2000-%5,69; 2010-%7,23 ve 2019-%9,08...

***

Bugün genç bir ülkeyiz ve çok çalışmamız gerekiyor. 

Yarına finansal borç ve Hazine Garantili borçlar yerine varlık bırakmamız gerekiyor. Oysa biz 18 yıllık tek parti iktidarının getirdiği istikrarı bile resmen boşa geçirdik. 

Kişi başına reel dolar gelirinde 2005 yılının bile gerisine düştük. 

Borçlanmada ise özel sektör üzerinden dış borca ve iç krediye resmen saplandık. Devlet ise borçlarını Hazine Garantileri adı atında kayıtta bile tutmuyor. 

***

Bugün gördük ki üretim refleksi en güçlü ülkelerden biriyiz. Solunum cihazında Batı’nın maliyetinin 1/3’üne hem de daha hızlı üretim gerçekleştirebiliyoruz. 

Çalışkanız hem de ölümüne. 

Ama kazanamıyoruz. Çünkü sistem bozuk ve sistemi siyaset kurmuyor ya da kurmak istemiyor. 

O neden asıl sorun yarınlar. Yarınlarımız için çok temel sorunlar bizi bekliyor. 

Bugün acil değişim - dönüşüm yapılmaz ise yarınlarımız çok ama çok karanlık. 

Türkiye’nin en büyük riski yarınları. 

Bugünün kıymetini bilmeden geçirdiğimiz boş yıllar yarın bize çok ama çok pahalıya mal olacak.. 

***

Daha düne kadar İmam Hatip okulları ile övünerek pozitif  bilimden uzaklaştıkça uzaklaştık. Salgın hastalık umarım bizi bu konuda uyarır. 

Umarım Milli Eğitim sisteminin bir partiye bir lidere hapsolunmayacak kadar önemli olduğunu toplum olarak anlarız. 

Eğitimde kaç yılımız boş tartışma ile geçti farkında mısınız?

Bir başka hastalığımız ise sosyal yardımlar üzerinden tembelleştirilen tolum yapımızdır. 100 liralık alın teri parası yerine 10 liralık sosyal yardıma razı edilen bir toplum. 

Sıcak suda köleleşiyoruz galiba.

Bir önceki kuşak haftada 50 saatten fazla çalışıyordu. Bugün çalışsan da kazanamadığın için sosyal yardımla tembelleştirilen bir toplum oluyoruz. 

Sosyal yardım ile ahkam kesen, dünyaya meydan okuyan ama üretme kabiliyetini pozitif bilimde olduğu gibi kaybeden bir toplum oluşturuyoruz. 

***

Kamu, topluma öncü olmalı. Daha çok çalışmada, daha çok tasarrufta, daha çok bilimde, daha çok biriktirmekte....

Ama kamuya bakın.. İhtişamlı yaşayış, kapalı ihaleler, şeffaf olmayan parasal döngüler vs vs.. 

Okuyan inek, çalışan ise enayi olmuş sanki. Partileşen ülke de merkezileşen idari tekel bizi bir çıkmaza getirdi çoktan. Ama acısını bugün inanın yaşamıyoruz. 

Bugün yüzde 15’lere varan gerçek işsizlik vs bile ilerleyen yıllarda yaşayacağımız sorunların yanında kadük kalır. Kronikleşmiş bir yüzde 20-30 işsizlik sorununu düşünmeyin bile. 

***

Oysa bugün son fırsat günlerimiz. 

Ya büyük değişimi , yapısal dönüşümü sağlarız ve hızla dünyanın yeni çekim merkezi oluruz. 

Ya da fakir, aç-sefil bir toplum olarak liderlerinin gösterişli hayatları ile avunup dururuz.

Güney Kore mucizeyi nasıl sağlamış? Bence okumakta fayda var. Ya da Malezya neden değişim ve dönüşümü sağlayamamış. 

Artı varlığı olmayan Malezya neden ‘Varlık Fonu’ kurmuş diye soruya buradan başlayabilirsiniz. 

İKİ OKUR

“Nasıl bir ruh hastasısın lan. Almanya’nın senelik sağlık harcaması 500 milyar dolar. Sen 25 senelik hesap yapıyorsun saçma sapan. Eğer fitnecilik yapıyorsan Allah’ım belanı versin, muhalif yazıyorsan fesat amacıyla 2 defa belanı versin. Şu oldu bu oldu değil de belge nerede, sadece kendi zihniyetini empoze etmek içinse yaşasın hainler için cehennem”

Ve bir okur isteği... “Sizden isteğim doğal gaz fiyatlarına biraz daha eğilmeniz. Bir kaç defa yazdığınızı biliyorum. Ama biraz daha üstüne gitmenizi istirham ediyorum. Petrol fiyatları yerlerde sürünüyor. Büyük projeler Türkiye üzerinden gidiyor. Avrupa da doğal gaz fiyatları üçte bir fiyatına düşerken bizde herkes sessiz. Kış geride kaldı diye mi, yoksa uyutuluyor muyuz.

Malumunuz bizde fiyatlar çok yüksek. Lütfen konuya biraz değinmeniz. Şimdiden teşekkürler, selamlar.”

  • Abone ol