Vatandaş aç...Vatandaş işsiz...Vatandaş geçim derdinde...Vatandaşın tenceresi kaynamıyor... 

Bütün bunlara rağmen neden seçmen sandıkta bile tepki göstermiyor? 

Yaklaşık iki aydır bu durum üzerine yazılar yazıyorum. 

Son gözlem fırsatım köyümde oldu. 

Kimse tencereye bakmıyor. Çünkü ülke milli bir beka meselesinde. Kişisel durumdan öteye geçiyor ülkenin durumu.

Mesela 2023 hedeflerini başaramazsak Osmanlı hayali bitermiş. Dünya bize saldırır ve ülkemiz yıkılabilirmiş. 

Ama saldıranlar sadece dış güçler değil. Mesela içeride de PKK - FETÖ ekseninde tüm muhalefet birleşmiş durumda. Kimisi asıl aktör, kimisi ise yardım ve yataklık ediyor. 

Tek çıkış yolu Erdoğan’ın etrafında kenetlenmek. 

Bunun dışında hiçbir seçenek yok. Ülkemizin içeride ve dışarıda tek kurtuluş yolu bu. 

Açlıktan, yoksulluktan intihar edenler bile hain bir planın parçası. Ülkede bunca sosyal yardım varken nasıl intihar ederler? 

Onlara acınamaz bile.  

***

Evet, tablo kısaca bu. Detaylar elbette var ama hepsi aynı çerçevede. 

Aşırı milliyetçilik hat safhada. Dindarlık ile ülke kurtulmayacak ama milliyetçilik ile ülke kurtulacak. Ama ülkeyi ortadan ikiye bölmek bile ülkeyi kurtarıyor onların gözlerinde. 

Oysa bu insanlar eskiden merkez seçmen dediğimiz bir kitleydi. Kimi ANAP kimi DYP seçmeniydi. 

Oysa şimdi çok daha keskinler. 

Fakirlik diye bir şey olamaz. İki satır okumakta bir şey ifade etmez. Mesela FETÖ’nün hedef alarak hapiste yatan A kişisi çok önemli. Ama aynı anda aynı FETÖ’nün hedefi olarak hapis yatan B’nin söylediklerinin hiç ama hiç önemi yok. 

Kendilerine birer kurtarıcı bulmuşlar, onların söyledikleri yetiyor. 

Eski AK Partililerin geçmişteki en küçük hataları dahi ezberde. Ama aynı duyarlılığın yüzde 1’i Sn Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dönüşlerinde olmuyor. 

Mesela eskiden “Devlet, Milletin Millete karşı işlediği suçları affedemez. Devlet sadece kendine karşı işlenmiş suçları affedebilir” dedikten sonra tam tersi infaz yasası çıkartmak siyasetin gereği olabiliyor. 

Sonra da 44 ayrı suç kaydı olan birinin af ile serbest bırakılmasının ardından bir kadını öldürmesi de sıradan bir toplumsal olay olarak kalıyor.

Tabi benzer sayısız cinayet işlendiğini de belirtelim. 

2023 hedefleri çok önemli ama rakamların bir tanesini bile bilmiyoruz. Şurada 2023’e geldik nerede ise ama ekonomi 2003’e geriledi. Önemli olan gerçekler değil, ne gördüğümüz tabii. 

***

Fakirlik ve söylem ile eylem farklılığı birleşince etkisi sıfırlanıyor. Belediyelerin yardım kampanyalarının çok acil yasaklanması da bu pazarın önemini gösteriyor. 

Yoksulluğun çocuk sayısını bile düşürdüğü alt gelir grubunun bu davranış hali elbette çok derin incelemeyi gerektiriyor. Bu öyle bizim burada birkaç köşe yazısı ile geçiştirilecek bir mesele değil. 

Toplumun bu derece realiteden kopması ve bir başka dünya yaşaması örneğini Venezuela’da gördük ve görüyoruz.

Acaba bizim farklılığımız olacak mı çok merak ediyorum.

  • Abone ol