Geçen yıl temmuz ayında ‘Garip bir döviz varlığı’ bağlığında bir yazı kaleme almıştım. O yazıdan kısa bir kaç alıntıyı aktarayım:

-Ödemeler dengesine göre ülkemize ilk 5 ayda net döviz girişi 838 milyon dolarda kalıyor.

-Yabancı para (YP) döviz mevduatları ilk 5 ayda 21 milyar 486 milyon dolar artıyor. 

-Merkez Bankası brüt döviz rezervi ilk 5 ayda 2 milyar 626 milyon dolar artıyor. 

Kısa bir özet yapalım: Ülkenin döviz giriş-çıkışını gösteren ödemeler dengesi, ülkemize ilk 5 ayda sadece ve sadece 838 milyon dolar döviz geldiğini gösteriyor. Ama ülke içindeki döviz hesapları 21,5 milyar dolar artarken, MB’nin döviz rezervlerinde de yükseliş yaşanıyor.

***

Bu veriler ve analiz 2019 yılının ilk 5 ayına aitti. 

Şimdi bu yıla gelelim.

2020 yılı ilk 3 ayında Merkez Bankası ‘Ödemeler Dengesi’ verilerine göre net rezerv kaybımız (Ülkeden Net Döviz Çıkışı) -16 milyar 523 milyon dolar. (İlk 4 ayda bu tutar -25 milyar 128 milyon dolara varıyor. 

2020 yılı ilk 3 aylık dış borç verileri de açıklandı. Buna göre özel sektör sadece ilk 3 ayda 17 milyar 703 milyon dolar dış borç ödedi. Kamu ise (MB dahil) ilk 3 ayda net 11 milyar 115 milyon dolar dış borç aldı. Böylece ülke olarak yılın ilk 3 ayında 6 milyar 588 milyon dolar net borç ödemiş olduk. Bu veri zaten Ödemeler dengesi içinde yer alıyor. 

Kaydi para yaratmanın önemli unsuru olan kredilere bakıyoruz. BDDK verilerine göre 2019 sonunda yabancı para kredileri 171 milyar 302 milyon dolar.

Mart 2020 sonunda yabancı para kredileri 167 milyar 555 milyon dolara geriliyor. Bu tutar Nisan sonunda da nerede ise aynı (167 milyar 269 milyon dolar). 
(26 Haziran tarihinde de YP kredileri 168 milyar 407 milyon dolar ile yılbaşına göre 3 milyar dolar civarında azalmış görülmektedir) 

Kısaca kredi vasıtası ile YP yaratma kapasitemiz de olmamıştır. 

***

Gelelim varlık tarafına: 

2019 sonunda 220 milyar 385 milyon dolar olan YP mevduatları Mart ayı sonunda 223 milyar 134 milyon dolara yükselmiştir. 2020 Nisan ayı sonunda ise 219 milyar 116 milyon dolara gerileme yaşamış ama yılbaşına göre net düşüş 1,3 milyar dolarda kalmıştır. 

(26 Haziran tarihinde YP mevduatları 226 milyar 018 milyon dolara ulaşmış durumdadır.)

2019 yılını 6,30 seviyesinden kapatan dolar/euro ortalaması (1 dolar + 1 euro /2) yıl içinde 7,55’i gördü. Şimdilerde ise 7,30 seviyesinde adeta yatay seyrediyor. Ama yine de TL’de net yüzde 15’i aşan bir değer kaybı yaşanmış oldu. 

Yılın ilk 3 ayında 7,8 milyar doları cari işlemlerden, 6,3 milyar doları sıcak para ve dış borç ödemesinden ve de 4,1 milyar doları da net hata noksandan olmak üzere 16,5 milyar dolar net döviz çıkışı olmuştur. 

Buna rağmen YP mevduatları azalmamış, ödenen dış borç yerine hemen yeni döviz alınmıştır. 

Hatta yılın ilk 4 ayında rezerv erimesi 25,1 milyar doları aşmış ama yine YP mevduatları sadece 1 milyar dolar azalışta kalmıştır. 

Nisan sonrası Haziran 26’sına kadar ise yatırımcılar 6,9 milyar dolar daha yeni döviz alarak YP mevduatlarını 226 milyar 018 milyon dolara yükseltmiştir. 

Şimdi soru şudur: Acaba bu döviz nerden geliyor?

Ya da Ülkemizden net döviz çıkışına rağmen, döviz hesapları erimemesine rağmen bu değirmenin suyu nereden akıyor?

***

Aslında durumu bir çok ekonomist-uzman yazıyor. Özellikle Kerim Rota’nın Con Ahmet’in Devri Daim Makinesini herkes biliyor. 

Merkez Bankamız hem Katar ve Çin ile döviz swapı yapıyor, hem de içeride bankalarla...

Merkez Bankası’nın Mayıs 2020 “Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi”  verisine göre Döviz varlıkları 52 milyar 758 milyon dolar. Yurt içi para karşılığında döviz forward ve future’ların toplam açık ve fazla pozisyon büyüklükleri -51 milyar 884 milyon dolar. 

Geçen yıl temmuz ayında Merkez Bankası döviz varlıkları 74 milyar 374 milyon dolar iken, yurt içi para karşılığında döviz forward ve future’ların toplam açık ve fazla pozisyon büyüklükleri ise -16 milyar 528 milyon dolardı. 

Aradan 1 yıl geçti forward ve future işlemler kalemi -16,5 milyar dolardan -51,9 milyar dolara yükseldi. 

***

Burada bizi ilgilendiren mesele nedir?

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı GTS verilerine göre, dış ticaret açığımız ilk 6 ayda -13,8 milyar dolardan -23,8 milyar dolara fırladı. Nitekim ilk 4 ayda cari işlemler açığımız da -885 milyon dolardan -12 milyar 855 milyon dolara yükseldi. 

Cari işlemleri eskiden, hizmet geliri olarak turizm önemli oranda dengeliyordu. Bu yıl turizm de sıfır. 

Ama asıl başka nokta şu: Biz şu anda siyaset dilinde her an herkese meydan okuyan bir ülke durumundayız. Mesela daha kovid 19 kapımıza dayanırken göçmenleri Avrupa’nın kapısına dayatmıştık. 

Mesela şimdi AB’de bize turist kapılarını kapattı. Al gülüm - ver gülüm politikası olduğunu söyleyenler var. Resmi olarak bir açıklama yok tabii; olmaz da. 

Ayrıca bize AB süreci döneminde 650 milyar dolar veren yabancılar artık gidiyor. Borsada hisse senedi satıyorlar, DİBS satıyorlar, eskiden aldıkları şirketleri satıyorlar. Adeta kaçan kaçana...

Onlardan aldığımız borçları da artık tümden yenilemiyor, bir kısmını tahsil ediyorlar. 

Kısaca hem cari açık veriyoruz, hem de finans hesabından açık veriyoruz. Ödemeler dengesi çifte açık veriyor. 

Bütçe zaten faiz dışında bile açık veriyor. Hem de MB’nin kasasını boşlatmamıza rağmen. 

Bu kadar büyük açıklar veren Ülkemizde yarın ne olabilir?

Acaba petrol almaya dövizimiz yeter mi? 80 öncesi gibi benzin - mazot sıkıntısı çeker miyiz? 

Swap vadeleri geldikçe görüşürüz? 

Ya da ABD ve AB’nin her dediğini yaparak döviz açığını kapatabilir miyiz?

Sahi S-400’e ödediğimiz 2,5 milyar dolar n’oldu? Füzeler nerde? Geri satarak döviz bulabilir miyiz?

Yoksa hala aktif hale getirmek için Danıştay kararını mı bekliyoruz! Ne de olsa kritik kararları siyaset yerine Danıştay vermeye başladı. Ya da Bilim Kurulu mu S-400 kararını verecek? 

İşin özeti şu: Ekonomide ciddi bir yapay denge kurmuş durumundayız. Piyasa dengesi ile resmi denge şimdi örtüşüyor gibi görülse de, ciddi sıkıntılar olduğu verilerden görülmektedir. 

Umarız bu çabamız boşa gitmez. Umarım yapay denge gerçek denge olarak sürer. Aksi halde Millet olarak faturamız çok ağır olabilir. Ekonomi yönetimine bu yolda başarılar dilerim. 

  • Abone ol