Özel sektörün Hazine garantisi ile yaptığı Osmangazi Köprüsü dahil İstanbul-İzmir otoyolu toplamda 6,7 milyar dolara mal olmuş. Bunu yeni Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu açıkladı.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu 1,5 milyar dolarlık köprüden 13 milyar dolar Millet & Devlet olarak ödenecek parayı sormuştu.

Japon firma IHI Osmangazi Köprüsünü alt taşeron olarak aldığında yapım maliyeti 1,2 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

Neyse... Biz alıştık milyarlarca doların ağızlarda dolaşmasına.

Bakan diyor ki;

-Toplam proje 6,7 milyar dolar tuttu

-Bu proje için kullanılan kredilere 4,6 milyar dolar faiz ödendi.

-Kamulaştırmaya da 250 milyon dolar harcandı

-Bakım onarım gideri de 2 milyar dolar.

***

Bakanın söylediği rakamların bence dayanağı çok zayıf. Rakamlar söyleniyor ve geçiliyor çünkü...

Devlet adabı olarak bir inceleme, bir sorgulama vs yok. Maşallahımız var...

Varlık Fonu bile aynı. Oraya geçen şirketler artık sır... Neden çoğu zarara geçti anlamak zor. Neyse...

Bakan Beyin iki rakamına biraz daha yakından bakalım. 4,6 milyar dolar finansman gideri ödenecekmiş...

Bir kendimize dönüp bakalım bence. Bir köprü ve yola 4,6 milyar dolar finansman maliyeti, yani FAİZ kim, neden öder? Ya da kim neden ödetir?

Var mı böyle bir faiz? Hem de ABD dolarına...

Bir de bakım-onarım giderine 2 milyar dolar denilmiş. Bunlar şu ana kadar olan değil, sanırım 2035 yılına kadar olacak. Ve de hem köprü hem de otoyol için söylenen rakamlar.

Galiba o köprüde ve otoyolda görev yapan çöpçüsü, gişe görevlisi, asfaltçısı vs kim varsa dolarla maaş alıyor.

İstanbul’da iki köprü ve Marmara Bölgesi otoyolları yıllık ortalama bakım onarım gideri 200-250 milyon lira arasında yer alıyor. Tekrar ediyorum: 2 eski köprü ve Marmara Bölgesi otoyolları...

250 milyon TL * 16 yıl işletme süresi derseniz sonuç 4 milyar TL çıkar. Yani İstanbul’da 1 değil 2 eski köprü ve otoyollar için ortalama 16 yıllık bakım/onarım gideri 500 milyon Dolar tutarken, nasıl oluyor da yeni bitmiş Osmangazi Köprüsü ve İstanbul-İzmir otoyolun bakım oranım giderine 2 milyar dolar yazabiliyorlar?

Ya rakam görmemişler

Ya da para hesabını Milletin parası diye hoyratça veriyorlar.

İşin aslı şu demektir ki, özel sektöre bu işi yaptırınca çok ama çok daha aşırı bir fiyat ortaya çıkıyor.

Şunu hepimiz biliyoruz ki, 2012-2013 gibi yıllarda ülkemize yılda yabancılardan 74 milyar dolar ortalama para gelirken biz bu projeleri “para yok” diye ve “kasadan tek kuruş çıkmayacak” diye yaptırdık.

Şimdi gerçekten para yok ve her yıl milyarlarca lira bu Hazine garantili projelere oluk oluk Milletin parasını akıtıyoruz.

Yazıktır... Gerçekten yazıktır.

Millet pandemide dükkanını zorla kapatıyor, çalışanlarını eve yolluyor. O insanlar neyle geçinecek ne yiyecek, ne giyecek... Evlatları bir şey istediğinde ne diyecekler?

Ama Millete para yok derken, Hazine garantili müteahhitlere milyarlarca dolar akıtmak nasıl bir yatırım anlayışı ile izah edilebilir?

Burada bir ayrımı daha yapalım.

İstanbul-İzmir yolu ve köprüsü gerekli bir yatırımdı. Ama yol o kadar pahalı ki, Millet burayı yeterince kullanamıyor. Sadece zenginler diyebileceğimiz ödeme gücü yüksekler kullanıyor.

Fakirden alıp zengine yol yapmak nasıl bu Millete izah edilecek? Bunu kim nasıl savunacak?

Oysa bu yolu devlet yapsa ve Özal ila Demirel’in modeli ile uygun fiyata vatandaşa sunsalardı olmaz mıydı?

Bir de hiç olmaması gereken projeler var. Mesela İstanbul’daki 3. Havalimanı için bu söz konusu.

THY eski YK Başkanları Candan Karlıtekin ve Hamdi Topçu bu projenin ne kadar gereksiz olduğunu defalarca anlatıyorlar.

Yazıktır... Gerçekten yazıktır.

Ya da Ankara-Niğde otoyolu ne adar gerekliydi? Çanakkale Köprüsü bu krizde çok mu elzemdi?

Şimdi bütün enerjimizi verdiğimiz Kanal İstanbul...

Nedir bu gerekli-gereksiz Hazine garantili ihale seferberliği?

Yazıktır Ülkemize...

Yazıktır bu faturaları ödeyecek olan gelecek nesiller olan evlatlarımıza, torunlarımıza. Yazıktır.

  • Abone ol