Akla gelmedik vergi kaynakları arayan devlet herşeyi vergiye bağlarken, bir tek nefes alma vergisini unuttu. Kasım 1999/Yeni Şafak

Venezuela’nın en büyük havalimanı Maiquetia yönetimi, yolcuların soludukları temiz hava için vergi ödemeleri gerektiğini söyledi. Temmuz 2014/Habertürk

***

2020 yılında bütün dünya salgın hastalık sıkıntısı ile boğuştu. Millet evinde kaldı açık dükkanlar bile kapatıldı.

Devletler -40 yıl- vergi aldıkları vatandaşlarına bu zor dönemde yardımda bulundu. Ya daha az vergi aldılar ya da nakit desteği verdiler.

Şimdi gelelim bizim devletimize...

1-) TC Devleti 2019 yılında 673,9 milyar lira vatandaşlarından vergi topladı.

2-) Henüz pandemi ortaya çıkmamışken, hazırlanan bütçeye göre devlet 2020 yılında vatandaşlarından 784,6 milyar lira vergi toplamayı hedeflemişti.

Pandemi öncesi hedefe göre vatandaşın ödeyeceği toplam vergi 2020 yılında yüzde 16,4 artış olacaktı.

Doğal olarak mart ayında başlayan pandemi ve kapanma ile vergi gelirlerinin azalacağı düşünülüyordu.

3-) 2020 yılı ilk 11 ayında toplan vergi 754,6 milyar liraya ulaştı. Bu gidişle 2020 yılında vatandaşlardan toplanacak vergi tutarı 830 milyar liraya ulaşmış olacak.

Pandemi öncesi 784,6 milyar lira vergi toplamayı hedefleyip, pandemi yılında 830 milyar lira vergi toplamak ilginç bir şey olsa gerekir.

Daha ortalıkta salgın hastalık vs yokken hedeflenen vergiden 45 milyar lira daha fazla vergi toplayan bir devlet...

12 aylık ortalama enflasyonun yüzde 12,04 olduğu bir yılda ve salgın hastalık gibi bir sıkıntının olduğu vergi gelirlerini yüzde 23,1 artıran bir devlet...

Acaba devlet bu kadar çok vergi topluyor da vatandaşına yardımda mı bulunuyor?

Mesela Hazineden vatandaşlara doğrudan ödemeleri son kira yardımı da eklendiğinde sadece 13 milyar lirada kalacak.

***

Gelelim işin bir başka noktasına.

Pandemide dahi çok fazla vergi toplayan, vatandaşına IBAN veren ve hibe toplayan TC Devleti ne yapıyor?

Yol yapıyor ama paralı

Köprü yapıyor ama paralı

Hastane yapıyor ama paralı

Havalimanı yapıyor ama paralı

Yani tabiri caiz ise kendisine fazlası ile ödenen milyarlarca lira vergiye rağmen kamu, hizmetlerini yine daha pahalı ve paralı hale getiriyor.

Mesela devlet Turkcell’i işletiyor ama aynı devlet hastaneleri müteahhitlere işlettiriyor. Nerede kamusal mal nerede özel mal mantığı kaldı, bilmiyoruz.

Oysa kamusal malları devletin yapması ve işletmesi gerekirdi.

Ankara-Niğde otoyolu açılışına bakıyorsunuz ki ne muhteşem. Efendim eski yol 312 km yerine artık yeni yol 275 km. Ama eski yolu 4 saat 14 dakikada alırken yeni yolu 2 saat 20 dakikada geçebiliyorsunuz. Mesafe yüzde 12 kısalıyor ama süre yüzde 50... (Trafik cezası kıyağını unutmayın)

Ne hesap ama?

Tabii bu süre kısalınca 275 km yolu kullanan vatandaş sadece 115 TL ödeyecekmiş.

Bakın bu KÖİ projelerinde sıkça bahsedilen bir nokta var. Efendim yollar biraz kısalıyor ama paralı hale geliyor... Vatandaş olarak siz buna bakmayın.

Asıl bakmanız gereken yer karbon emisyon hacmi.

İşte bu yolları kullanınca araçların karbon emisyon hacmi düşüyor ve ülke olarak müthiş tasarruf sağlıyoruz.

Osmangazi Köprüsü ve İstanbul-İzmir otoyoluna bakıyorsunuz aynı...

Kuzey Marmara Otoyolu ve YSS Köprüsüne bakıyorsunuz yine aynı...

Aydın Denizli yolu aynı...

Şu özel sektöre yaptırılan Hazine garantili yollarda hep karbon emisyon hacmi düşüyor. Ama şu eski liderlerin yaptıkları köprülerde ve yollarda düşmüyor bu emisyon.

Galiba soluduğumuz havaya çoktan vergi geldi de biz mi anlamadık?

Ne dersiniz?

Nefes alma vergisi olmasın sakın bu Hazine garantili yollarda düşen karbon emisyon hacmi? Yoksa niye her açılışta, her fiyat savunmasında bunu dile getirsinler ki?

  • Abone ol