Henüz olmadan 

Henüz sonuçlar ile yüzleşmeden 

Gelecek hakkında öngörülerin hükmü de olmuyor. 

2011-2016 arasında defalarca büyük krizin geleceğini ve Türkiye’nin büyük bir buhran yaşayacağını anlattım. Hatta uyarı tonumu 2015’lerde gittikçe daha fazla artırdım ama ne çare... 

Beklenen durgunluğa işsizlik olarak 2015 yılında girdik 

Beklenen finansal krize 2016 yılında girdik 

Beklenen reel krize ise 2018 yılında girdik 

Toplamda 2015 yılından beri büyük bir BUHRAN yaşıyoruz. 

***

Yaşadığımız büyük buhranın bir kısmı yapısal sorunların çözülmemiş olmasından geliyor. Mesela 2001 sonrası yazılan ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş’ programı ilelebet uygulandı. Oysa 2007-08 yılında üretime yönelik yeni bir program yazılmalıydı. 

Kredi/Faiz ekseninde nihayetince yabancı sermayeye dayalı sanal refahın biteceği belliydi. Nitekim bitti de... 

Üretimsiz ekonominin istihdamı ve gelir dağılımını düzeltmeyeceği de belliydi. Nitekim ithalata dayalı modelimiz de çöktü ve işsizlik tarihi rekorlara geldi. 

***

Bugün ülkemiz tarihi bir ekonomik buhran yaşıyor. 

Alışılmış geçmişe bakanlar şunu düşündüler: “1 yıl kriz yaşarız, ertesi yıl kayıpları telafi ederiz ve sonrasında hızlı büyümeye devam ederiz.” 

Alışılmış geçmiş 94 krizinde, 2001 krizinde ve 2008-09 küresel krizde bunu yaşatmıştı. Ama bu sefer öyle olmayacaktı. 

İşte asıl bunu anlatmakta çok zorlandım. Hem ortada kriz yokken hem de büyük bir buhran yaşayacağımızı söylediğimde inandırıcılığım bile kaybolmuştu. 

***

Bugün durum çok daha başka bir hal aldı. 

Bugün ülkemizde ekonomik çöküşün haricinde asıl YAPISAL ÇÖKÜŞ yaşıyoruz. Ya da bir başka ifade ile TOPLUMSAL ÇÖKÜŞE doğru gidiyoruz. 

2015’den beri yaşadığımız uzun dönemli ekonomik sıkıntı, yani büyük buhran herkesin canını ciddi şekilde sıktı. Ama asıl büyük sıkıntı, yapısal çöküşle beraber kuşaklar sürecek bir dönemde oluşacak. 

Yapısal çöküş veya toplumsal çöküş nedir? 

Mesela devletin kurallarının ve buna bağlı olarak kurumlarının çalışamamasının uzun dönemli sonuçlarıdır. Hatta inanç dünyasının da büyük hayal kırıklığı ile toplumsal çöküşüdür. 

Bir öğrenci düşünün. İyi bir eğitim için artık ülkemizde sınırlar giderek daralmaktadır. Ama okulu bitiren öğrencilerin iş bulması ve sınıf değiştirmesi parti üyeliğinden geçer oldu. 

Konuyu detaylandıracağız. Şimdilik sadece giriş yaptık. 

  • Abone ol