Sudan ucuz yollar... gel vatandaş gel... 

Bakan Adil Karaismailoğlu bizim Hazine garantili müteahhit yollarının sudan ucuz olduğunu açıkladı.

“Geçiş ücretleri dünya standartlarına göre çok uygun” dedi.  

İki anımı yazmak istiyorum:  

5 Şubat Adnan Kahveci anma programı ardından Kartal/Yakacık mezarlığından İkitelli TV5 stüdyolarına gidecektim. TEM ve E-5 yollarında trafik resmen kilitlenmişti. Bütün riskleri göze alarak Kartal çıkışı ters istikametten Sabiha Gökçen Havalimanı yönüne giderek Kuzey Anadolu Otoyoluna giriş yaptım.  

İkinci denemem ise geçen hafta Ankara’ya gidiş içindi. Bu sefer yine aynı yerden giriş yaparak Akyazı çıkışına kadar yolu kullandım.  

İlk risk 2-3 km sonra gişelerde 80 TL’nin üzerinde bir ücret çıktı. Durup görevliyi çağırıp uyarmasam o ücret HGS’den otomatik çekilecekti. Yani OGS-HGS sistemi çok kötü. Her an bakiyeniz olsa da cezalar gelebiliyor.  

Ama asıl sorun şuydu: TEM ve E-5 kilit halde iken müteahhit yolu bomboş halde öylece duruyor.  

“Gitmediğin yol senin değildir” desem anlatabilmiş olur muyum?  

***

Şimdi birkaç tespit yapalım: 

1- Yapılması gereken yatırımlar vardı: Mesela İstanbul-İzmir otoyolu ve Körfez Geçiş Köprüsü... Yani Osmangazi Köprüsü. Yapılmalı mıydı? Evet... 

Hatta Kuzey Anadolu Otoyolu ve YSS Köprüsü. Güzergâh tartışılmalı ama acil yapılmalıydı.  

Ama bugün bu maddi imkânsızlık içinde Çanakkale Köprüsü’ne hiç gerek yoktu. Hatta öyle havalimanları var ki, sadece Hazine garantisi için yapılıyormuş gibi duruyor.  

Mesela Ankara-Niğde otoyolu... Gerçekten ihtiyaç var mıydı? Daha önemli yatırımlar için kaynak gerekmiyor mu?  

2- Fiyatlar çok yüksek: Bakan dahil fiyatlandırmada gelişmiş ülke örnekleri veriliyor. Oysa birçok ülkede ilan edilen birim maliyetler Türkiye’den çok ucuz. Bizim maliyetler neden bu kadar yüksek? Arada ne eklendi de maliyetler bu kadar yüksek çıktı?  

Ama en önemlisi de şu ki, bizde vatandaş bu yolları köprüleri kullanamıyor.  

Gelir seviyesi ve gelir dağılımı ile bakınca bu yollar, köprüler adeta kullanılmamak için yapılmış gibi duruyor. Ya da birkaç zengin kullansın diye yapılmış oluyor.  

Fakirden para toplayıp zengine yol yapmak hangi siyasi ahlakla izah edilebilir?  

Mesela İstanbul içinde Demirel ve Özal’ın imza attığı iki eski köprüye de son 5 yılda fahiş zamlar nasıl izah edilebilir?  

Burada diyeceksiniz ki, seçimde hiç sandığa yansımadı bu fahiş zamlar. Onun da cevabını siz bulun artık... 

***

Bakınız bu Hazine garantili işler hem dolar bazında fiyatlanıyor hem de bu fiyatlar dolar bazında ABD enflasyon endeksleri eşliğinde artıyor.  

Avrasya Tüneli 4 dolardan başladı ama şimdi 6,2 dolar. Osmangazi Köprüsü 35 dolardan başladı ama şimdi 47 dolar. Yollar, köprüler, havalimanları hep böyle... 

2012-2013 yıllarında Türkiye’ye iki yıl toplamında 147 milyar dolar dışarıdan para geldi. O para bolluğunda “kasada para yok, müteahhitler yapacak ve işletecek; kasadan da tek kuruş çıkmayacak” diyenler nerede şimdi?  

Neden her yıl müteahhitlere ödenen milyarlarca liranın hesabı sorulmuyor? Ya da neden Millet sormuyor?  

Bu iş başka bir iş...  

Bu iş hizmet işi değil, bu başka bir şey.  

Evlatlarımızı, torunlarımızı bile bu 5-10 müteahhide çalışmak zorunda bırakan bir iş bu.  

Artık daha söze gerek var mı?  

Çalışıp ödeyelim bomboş yolların köprülerin parasını.  

Kolay gelsin. 

  • Abone ol