Şubat ayında sanayi üretim endeksi %8,8 arttı. Bir önceki ayda sanayi üretim artışı %11,3’e ulaşmıştı.

Şubat ayında tüketimde de artış var. Ocak ayında %2,6 tüketim artışını şubat ayında %4,6’lık yeni bir artış besledi.

Şubat ayında %9,61 artış gösteren ihracatımız Mart ayında ise %42,18 artışla 18 milyar 985 milyon dolara ulaştı. Böylece Mart ayında aylık bazda en yüksek ihracatımızı da gerçekleştirmiş olduk.

Bakınız mesela pandemi döneminde de dünyada bir Çin büyüdü bir de Türkiye. Çin olmasa tek büyüyen ülke biz olacaktık.

Tarım üretimi ise zaten lebalep...

Elde kalan patatesi, soğanı devlet alıyor ve bedava Millete dağıtıyor. Sadece patates soğan kalmamış stoklarda. Anlatılanlara göre çeltik ve elma fazlalığı da varmış...

Kısaca ekonomide öyle büyük bir sorunumuz yoktur. Abartanlar var biraz ama temelde gayet iyiyiz.

***

Sanayi üretimi çift hane artıyor...

ya da ihracatımız rekor kırıyor...

Ama örneğin istihdamımız artamıyor. Hatta 4 yıldır yerinde sayan bir istihdamla 4 yıldır büyüdük diyebiliyoruz.

Veya üretim artıyor, ihracat rekor kırıyor diyoruz ama mesela cari açık sorunumuz hala devam ediyor.

Bir türlü şu dış açık sorununu rekor üretim ve rekor ihracata rağmen kapatamıyoruz.

***

Ortada yaşanan tezatlık durumunu ifadeye çalışıyorum. Mesela abartmayın diyoruz ama birkaç kilo soğan patates için milletin nasıl sıraya girdiğini görüyoruz.

Demek ki işsizlik oranı TÜİK ile uyumlu değilmiş. Bu yoksulluk sıraları yüzde 13 işsizlikle ortaya çıkmaz. Bu daha vahim bir durum.

Bir minibüs şoförü anahtarı ceza yazan polise bırakıp gidiyorsa sıkıntı öyle “Almanya bizi kıskanıyor” yalanları ile avutulacak gibi değildir.

***

Ortada bir gerçek var

gerçeğin gerçek olmadığı bir gerçek.

Mesela kâğıt üzerinde cennet yaratıyoruz ama sırtımızda cehennem azabı yaşıyoruz.

Gerçeğe bakınca kişi başına gelir 2013’ten beri geriliyor ama biz hala 2023 hedefi diye bir şeyden bahsedebiliyoruz.

Gerçeğin hükmünü yitirdiği bir tablo var

ama bu tablo özellikle sorgulamayan ve peşinen kabullenen bir kesim için söz konusu.

***

Daha düne kadar 128 milyar dolardan öyle çekindikleri vs yoktu. Hatta ilk açıklamaları da “uçmadı ya, kasada duruyor” şeklinde oldu.

Sonradan Nurettin Canikli bir cesaretle “sattık ama açıklamayız” moduna geldi.

“Bir doların dahi nereye satıldığı bellidir. Merkez Bankasının doğrudan veya dolaylı olarak sattığı dövizi piyasadan satın alanların kimlikleri ve ne kadar döviz aldıkları devletin kayıtlarında yer almaktadır.”

Evet, aynen bu şekilde yazdı Canikli. Yeni gelecek iktidar hesabını sorabilsin diye notu düşüverdi kayıtlara.

Bakalım ne olacak? Bakalım gerçekler eninde sonunda gün yüzüne çıkacak mı?

Abartmadan bekleyelim bakalım.

  • Abone ol