Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Sayın Tansel Çölaşan üniversite gençlerine verdiği konferansta şöyle diyor. ''Siz evli değilsiniz. Çocuklarınız yok ve dolayısıyla kaybedecek bir şeyiniz yok. Çıkın sokaklara bağırın ve çağırın.'' Bu sözleri gazetelerde okuduğum zaman tüylerim diken diken oldu. Beni 40 yıl öncesine götürdü. 12 Mart öncesi gençlik hareketleri içinde yer alan arkadaşım, 1974 affından sonra memlekete döndüğünde şöyle bir söz söylemişti. Bizi Ankara'da omzu kalabalıklar karşılayacaktı, satışa geldik dedi. O günlerde bu sözlerin anlamını kavrayacak bilinçte değildim. Hasan Cemal'in kitabını okuduktan sonra dönen dolaplardan haberdar oldum. Taşradan gelip zor şartlar altında öğrenim gören idealist gençler tüm samimiyetleriyle ülke sorunları üzerinde kafa yorarken derin güçler faaliyete geçerek gençleri şiddete yöneltici operasyonlar sahneye koymaya başladılar. İlk defa üniversiteli öğrenciler öldürülmeye başlandı. (Taylan Özgür öldürüldü). Gericiler ülkeyi ele geçirecek diye, bazı muhafazakar gurupları da din elden gidiyor, komünistler ülkemizi Rusya'ya satacak diye gençlerin üzerine acımasızca saldırttılar. Sonra ne oldu; ülke uçurumun kıyısına geldi diye cuntacılar yönetime el koydular. Başta gençler olmak üzere ülkesini seven, düşünen yazar çizer, bilim adamı ne varsa topladılar. Üç genci idam ettiler. Kızıldere de katliam yaptılar. Ardından gelen 12 Eylül'le iktidarlarını pekiştirdiler. 28 Şubatta da balans ayarı yaptılar.

 

Zannettiler ki bu hep böyle sürüp gidecek. Dünya değişirken bizim aynı durumda kalmamız söz konusu olur mu? Bugünlere kadar sağcıyla solcuyu, sünni ile aleviyi, kürt ile türkü, laik ile dindar insanları birbiriyle çatıştırarak arabalarını yürütüyorlardı. Halk arasında bir söz vardır. Arap uyandı. Gerçekten biz de uyandık, araplar da uyandı. Bu yüzden tekrar aynı senaryoyu sahneye koymaya çalışıyorlar. Öğrenciler tedirgin diye propaganda yaparak onları proveke etmeye çalışıyorlar. Yumurta attırarak, arabalar tutarak öğrenci eylemlerini yaygınlaştırmaya çalışsalar da geniş öğrenci kitlesi bu eylemlere destek vermedi ve sahip çıkmadı.

 

37 yıldan beri mesleğim gereği gençlerle beraberim. Üniversiteye girebilmek için günlerini gecelerine katarak uğraşıyorlar. Artık gençler şunun bilincinde ülkesini sevmenin tek bir yolu var. Meslek sahibi olmak. İçinden çıktığı insanlara, ailesine hizmet etmek... Bu yüzden kendi çıkarlarınıza canım gençleri alet etmeyiniz. Ettirmeyiz, ettirmezler.

  • Abone ol