12haziran seçimlerini geride bırakalı bir hafta dolmak üzere. Her parti sonuçları değerlendirirken kendi pencerelerinden bakarak yorumluyorlar. Oyların%50 sini alan
AK Parti seçimin gerçek galibi olduğu su götürmez, ancak hedeflediği 330 un üzerindeki sayıya ulaşamadı. Her şeyde bir hayır vardır misali anayasayı tek başına yapacak
güce ulaşsaydı,sorumluluğu daha fazla olacak diğer partilerin uzlaşmaz tutumları karşısında zor durumda kalacaklardı.Bu yüzden anayasanın yapılmasında tüm partiler
sorumluluk almış olacaklar,sorumsuz davrananlar kamuoyunca yargılanacaklardır.
               Bu seçimlerden demokrasi güçleri büyük bir zafer kazanarak çıkmışlardır.Bunun en çarpıcı örneklerini şöyle sıralayabilirim.
a) Uzun zamandır seçim kampanyalarında kullanılan laiklik elden gidiyor,İran gibi olacağız,şeriatın ayak seslerini işitiyor musunuz gibi zırvalıklar hiç seslendirilmedi.
b)Ülke bölünüyor,Kürtler ayrılmak istiyor gibi iç çatışmaları körükleyecek kaba,şoven,ırkçı söylemler öne çıkmadı.Hatta Bahçeli bile Yozgat’ta konuştuğundan daha yumuşak bir
üslup kullandı.
c)BDP’ liler ilk defa akıllı bir politika izleyerek hem muhafazakar Kürtleri,hem de sosyalistleri bünyelerine alarak Türkiye partisi olma yolunda önemli mesafe aldılar.
d)Yine uzun zamandır ilk defa ana muhalefet partisi Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde iktidara karşı mücadele ederken bir takım projeler üreterek seçmenin karşısına çıktı.
Seçim kampanyaları süresinde ilk defa asker ne der diye bir korku yaşanmadı.
e)Yine ilk defa İmralı,Kandil önemli merkezler olarak siyasette yer aldılar.
f)Bu seçimlere girerken 12 Eylülcüler ilk defa ifade verdiler.
Bu maddeleri daha da uzatabilirim.Buna gerek duymuyorum.Ancak yakın çevremde gördüğüm,izlediğim,tanık olarak yer aldığım bazı izlenimleri aktarmak istiyorum.
          Öğretmen olduğum için eğitim camiasını yakından tanıyorum.Öğretmen okulu çıkışlılar her zaman CHP ye,İmam-hatipli mezunlar AKP ye oy vermekte.Bunun nedeni,niçini yok
okullarda aldıkları eğitim gereği böyle şekillenmişler.Bazı zamanlarda öyle güzel demeçler okuyoruz ki herkes bunu onaylarken,altındaki ismi görünce 180 derece ters dönerek
evet dediği şeylere karşı tavır alabiliyor.Hatta Kenan Evren'in yargılanmasına bile rahatlıkla evet diyemiyorlar.Canım yargılayıp da ne olacak,sırası mı şimdi,niye 12 soru sorulmuş
evine niye gidilmiş,cumhurbaşkanım niye denilmiş gibi gerekçelerle bu olaya duyarsız kalırmış gibi görünmeye çalışıyorlar.Aslında 12 Eylülcüleri bunlar yargılamasın, biz yargılayalım
kıskançlığı söz konusu.Cunta zihniyeti yargılansın da,kim yargılasın o önemli değil.
Bütün bunlardan sonra,önümüzde yeni bir dönem başlıyor.Fas'ta,Mısır'da,Libya'da,Yemen'de,Suriye'de diktatörlükler yıkılıyor,bunlar rastlantı değil,1989 da Berlin Duvarı yıkılırken ne oluyor,dünya nereye gidiyor,oh komünizm çöktü diye sevinenler şunu unuttular.Dünyada yaşanan değişimlerden hiç bir bundan kurtulamaz.Tek parti zihniyetiyle yönetilen asker,sivil bürokrasinin egemen olduğu ülkemizde de seçimler yoluyla muazzam bir değişim yaşanıyor.Burada demokratlara,sosyal demokratlara,sosyalistlere,liberallere,
dindarlara,Alevilere,Kürtlere,emekçilere ve toplumda bu güne kadar adam yerine konmamış tüm ötekilerin birleşerek,kendilerinin yer aldığı,kendilerini buldukları çağdaş,sivil,özgürlükçü modern bir anayasa için birleşmeleri kaçınılmazdır.Bunu gerçekleştirebilirsek;savaşı sona erdiririz,çatışmacı anlayıştan kurtuluruz,ekonomi şaha kalkar
dünyanın bir numaralı ülkeler arasında yer alırız.
Güzel günler göreceğiz çocuklar diyordu Nazım usta.Çok yakınız o günlere.
 

  • Abone ol