12 Haziran seçimlerine giderken BDP,EDP,EMEP,ESP

SDP ve diğer sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek,

%10 barajı nedeniyle, barış,demokrasi ve bloku oluş-

 turarak seçimlere ortak girdiler.Temel nedeni,BDP dı-

Şında hiç birisi bağımsız da olsa meclise temsilci gönde-

recek oy gücüne sahip değillerdi.BDP ise,Türkiye parti-

si olma yolunda küçük de olsa bir adım atarak blok ha-

linde hareket ettiler.BDP tarihinde ilk defa seçimlerden

36 milletvekili çıkartarak başarılı oldular.

     Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ; Sovyetler’in dağılması, yani reel sosyalizmin çöküşünden sonra Marksist sol yeni politikalar üretemedi.Tabii bunun nedeni kadroların yetersiz ve zayıf olmasından kaynaklanmıyordu.Teoriler sanayi toplumuna göre bi-

çimlenmişti.Günümüz de ise kapitalizm küreselleşerek

ve kendini yenileyerek solun geçmiş argümanlarını yetersizleştirdi.(Kapitalizm tüm sorunları çözdü demiyorum.İşçi sınıfı yok oluyor,sınıf çatışmalarının eski

hızını kaybetmesi  vs.) Küresel kapitalizmin yarattığı sorunlar  emekçilerle birlikte diğer sınıf ve katmanlarıda

olumsuz etkiliyor.Bu yüzden sosyalist sol yeni politikalar

üretemediği için erimeye devam ediyor.Bu nedenle kitlelerden gün geçtikçe uzaklaşıyor ve marjinalleşiyor.

Kapitalizmin yarattığı sorunlar karşısında bunalan kitleler ırkçı, ayrımcı, şoven, faşist ideolojilerin peşine takılıyor.

         Türkiye’de durum daha içler acısı,bırakın politika üretmeyi, gün geçtikçe ayrışıp amip misali parçalanıyorlar.1970 lerdeki sol gündem belirlerken, şimdilerde esamesi okunmuyor.(Hala bazıları Kemalizmi

sol olarak biliyor veya sol olarak yutturuyorlar.Gerçi solun çıkışı da buradandır.) Bugün Türkiye’de gündemi 

iki grup belirliyor;Muhafazakarlar ve Kürtler.Bu iki grup

yıllar boyu sistem tarafından ezilmiş, horlanmış ve hatta yok kabul edilmiş.Kapitalizmin küreselleşmesi sonucu,dışlanan muhafazakarlar 3 dönemdir iktidardalar.Vesayetçi burjuvaziyle birlikte davranan işçi

memur sendikaları(KESK-MEMUR SEN dışında) gericiliğe karşı çıkma adına sistemi sahiplendiler ve gerçek gerici konumuna düştüler.Kürtler ise son beş yılda gelebilecekleri en iyi konuma doğru hızla ilerlemekteler.

(Yazıyı kaleme aldığım gün BDP grubu meclise gelme kararını vermişti.)

        1Ekimde meclis çalışmalarına başlıyor,yapacağı ilk çalışma anayasa hazırlanması.BDP ve blok olarak en önemli iki görev; savaşın sona erdirilmesi için yapabileceği her şeyi yapması ve Anayasa hazırlanmasında aktif görev alarak,Türkiye’yi kucaklayacak performans göstermesidir.Bu iki görevi başarması Türkiye’de bir çok değişmesine neden olacak,ayrıca yıllardan bu yana savaşa harcanan milyarlar,eğitime,sağlığa ve emekçilere yansıyacaktır.

Kürtler evrensel haklarını kullanırken ne şiddete maruz kalacaklar ne de şiddete başvuracaklardır.(Gerçi şiddetin haklı nedeni yoktur.) Şu da unutulmasın 12 Haziran seçimlerinden sonra bazı sol çevreler seçim başarısından,bir muhalefet partisi çıkartabiliriz heyacanını yaşadılar.Türkiye’de evrensel hukuk ilkelerinin egemen olduğu bir sistem kurulmadan ne barış sağlanır, ne emekçilerin hakları korunur, ne de

Toplumdan dışlanan kesimlerin huzuru sağlanır.O bakımdan bloku oluşturanlardan beklenen en önemli görev, yukarıda değindiğim gibi elini taşın altına koyarak barışın gerçekleşmesi için çaba göstermesidir.Son günlerde şiddet olaylarında artış olması bizi karamsarlığa sürüklemesin,şimdi barış daha yakında,çünkü Türkler’de,Kürt’lerde barış istiyor.

 

 

 

 

 

  • Abone ol