12 Eylül askeri darbesi üzerinden 32 yıl geçtikten sonra darbecilerin yargılanması için düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesi,Türkiye’nin nerelerden,nerelere geldiğinin en güzel kanıtlarından birisidir.( “Gerçi Yetmez Ama Evet” demeye devam ediyorum) Yıllardan beri cuntacılar yargılansın, hesap sorulsun, cunta anayasası yırtılıp çöpe atılsın,Türkiye’de gerçek ve çağdaş bir demokrasi kurulması için mücadele ederek bu günlere geldik.Nazım’ın deyişiyle çok şükür bu günü de gördük. Gördük görmesine de; öyle manzaralarla karşılaşıyoruz ki,insanın şaşırması olanak dışı.Gerçi bu durum yeni değil. İlk Ergenekon operasyonlarına karşı çıkanlar, canım bunlar neyle darbe yapacaklar, üç beş elbombasıyla darbe mi yapılır,darbeye karşılarsa önce 12 Eylülcüleri yargılasınlar diye Ergenekon’un üzerine gidilmesine engel oluyorlardı.Darbeseverlerin gerçek yüzü,12 Eylül Referandumunda apaçık ortaya çıktı.Cuntacıları yargılamak için anayasanın 15.maddesini kaldırmanız gerekli, bu yüzden refaranduma evet oyu verilmesi şart ki, bunlara tarih önünde hesap sorabilelim.Yıllarca cuntaya haklı olarak sövüp sayanlar, birden U dönüşü yaparak, bunun AKP’nin bir oyunu olduğunu, asla 12 Eylülcüleri yargılamayacaklarını,aslında AKP’nin 12 Eylül rejiminin ürünü olduğunu,12 Eylülcüleri ancak kendilerinin yargılayabileceklerini , biraz daha sıkışınca canım bundan sonra yargılansa ne olur, 90 yaşına gelmiş insanları yargılamak akıl kari değil gibi abu sabuk gerekçeler üretmeye başladılar.Referandum o/o 58 oyla kabul edilince, EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ (EDP),DSİP ve

YETMEZ AMA EVET’ciler olmak üzere çeşitli, demokrat sivil toplum kuruluşları savcılıklara suç duyurusunda bulunmaya başladılar.Bizler de Düzce’de suç duyurusunda bulunduk.Bu hareketimizi hem yurt çapında, hem de  Düzce’de hafife almak için ellerinden geleni yaptılar.Hiç unutmam,referandumdan önceki yazılarımda evet oyu vereceğimi açık bir şekilde yazdım ve her yerde ifade ettim, oylamadan sonra sabahın köründe telefonla uyandırıldım, karşımdaki ses alaycı bir tavırla, haberleri duydunmu Kenan Evren tutuklanmış gözün aydın dedi.Bende acele etme o da olacak dedim,telefonu yüzüne kapadım. Bu arkadaşım Mamak’ta işkence gördü,1 yıl yok yere hapis yattı, hapisten çıktıktan sonra uzun süre işsiz kaldı,meslekten çıkarıldı. Bir örnek daha vermek istiyorum izninizle; iddianame kabul edildikten sonra, hayırcı arkadaşıma, bu duruma ne diyorsun dediğimde, bu soruyu bana nasıl sorarsın diye feryat figan eyledi.Bunları niye anlattım biliyormusunuz.Bizler yıllar boyu bu rejimin yalanı dolanıyla bilgilendirildik, bunlardan kurtulmak hiç de kolay değil.AKP reformları yaparken kendisine demokrat diyen samimi bir arkadaş şöyle söyledi.”Bu reformlar iyi güzelde kardeşim, bunu İslam’cılar yapıyor nasıl destekleyeyim.”

      Bilim adamı şöyle diyor.”Ön yargıları yıkmak,atomu parçalamaktan daha zordur.”Bütün mesele ön yargılardan bir türlü kurtulamıyoruz.Halbuki, insallık adına kim güzel şeyler yapıyorsa onu desteklemek, onaylamak insani bir görevdir.Bu şu demek değildir,ben senin her yaptığını beğeniyorum, beğenmediğim hoşuma gitmeyen bir şey olursa da karşı çıkarım.Örneğin AKP hükümetlerinin demokrasi konusundaki adımlarına hep destek verdim, şike yasasına, hala değiştirilmeyen 12 Eylül yasalarına, ihale yasasına, Genel Kurmay’ın açık ve şeffaf bir şekilde denetlenmesi için adımları atmayaşına, ayrıca son olarak Uludere Katliamının hala aydınlanmayışına, hala ölenler için özür dilenmemesine, aynı eski generaller gibi Taraf gazetesini ve Mehmet Baransu’ya açıkça tavır koymasına karşı çıkıyorum ve eleştiriyorum.Bazıları gibi arkandayım diyemiyorum.Ben ve benim gibiler arkada ve önde olmazlar, olumlu işlerde yanınızda, olumsuz gördüğümüz işlerde ise karşınızda oluruz.

       Daha önceki yazılarımın birinde,sayın milletvekili İbrahim Korkmaz beyi  kendimce kıyasıya eleştirmiştim, tesadüf olarak lokantada yemek yerken karşılaştım.Bana karşı ilk tepkisi hocam masamıza buyrun,sizinle  konuşmak istiyordum karşılaşmamız iyi oldu dedi.Ben yine eski yazdıklarımın arkasında olduğumu, kendilerinin de neden öyle açıklamalar yaptığını ifade ettiler,katıldığım yanları oldu,katılmadığım yanları oldu.En son mecliste kişisel olarak görüşlerini belirttiğini ,benden de eleştirmemi istedi.Bu eleştiriyi sizlerle paylaşmak istiyorum.Demokrasi ve askeri darbeler konusunda söylediklerinize aynen katılıyorum,ama CHP milletvekillerinin 40 tanesinin ABD vatandaşı olduğunu söyleminizi yadırgadım.Artık küreselleşen dünyada Ulus Devlet argümanlarıyla suçlamalar yapmak, kaba milliyetçilikten öteye gitmez.Siyasette yeni projelerinizi kamuoyuyla paylaşır,onları bilgilendirirseniz hedefinize daha çabuk ulaşır, bu durum hem size, hem de Düzce’ye

Yarar getirir.Polemiklerin hiç kimseye yararı dokunmaz, ancak zaman kaybettirir ve toplum kutuplaşır, demokrasi zarar görür.

Demem şu ki; demokrasiyi hep beraber ülkemizde yerleştirmeye çalışalım.Aynı bir bina inşa eder gibi.Orada mühendise de ihtiyaç var, işçiye de, gece bekçisine de.Bina tamamlandığında herkes bu binada benim de emeğim var diyebilmeli ki, bina hem sağlam olsun ve herkesi kucaklasın.

       Güzel günler daha da ilerde sevgili okuyucular,Çetin Altan’ın deyimiyle enseyi karartmayalım.

  • Abone ol