6 Mayıs 1972 günü bu ülke haksızlığın, zulmün, insanlık dışı  acımasızlığın bir örneğini yaşamıştı.Henüz 20 li yaşlarda, bir avuç idealist genç, ülkelerini  güzel günlere taşımak için politikalar üreterek, bunu uygulamaya kalktılar.O yıllarda İstanbul’da öğrenciydim.Çocukluğumuz otoriteye baş kaldıranların hikayelerini dinleyerek geçti, bu yüzden gençlik hareketlerine karşı sempati duyuyordum, ne zaman banka soygunları ve adam kaçırmalar başladı, kitlelerde oluşan sempati azalmaya başladı. Zaten derin güçler öğrencilerin üzerine hem resmi ve hem de sivil faşist güçlerini saldırtarak, gençleri kendilerini savunmaya ve eylemlerini de daha da sertleştirerek kitlelerle  bağlarının kopması için çeşitli tezgahlar hazırlayarak, tuzağa düşürdüler.

 


   O günkü gazeteleri takip edenler anımsayacaktır; gençlerin eylemlerini çarşaf, çarfaş yayınlayanlar, muhtıradan sonra başladılar gençleri suçlamaya, karalamaya. Halbuki bu gençler tam bir Kemalist düşüncenin ürünleriydi. Fakat kurulu düzene baş kaldırdıkları için başlarının ezilmesi gerekiyordu.(Egemenler öyle karar vermişlerdi.) İşledikleri suçlar idam edilmelerini gerektiren türden değildi. Buna rağmen bu üç fidanı katlettiler.Amaç toplumu terörize ederek demokrasi isteklerini önlemek, milliyetçiliği ve şovenizmi iliklerimize kadar işlemekti.(Bunda da başarılı oldular.)

 


     İdam edilmeleri için mecliste yapılan oylamalarda evet oyu verenler bu güne kadar, bu kararlarından hiç pişmanlık duymadılar.(Demirel bir röportajında konjöktör öyle gerektirdi diye söylemişti.) Bakıyorum gazetelere bugüne kadar Deniz Gezmiş’lerin adını anmayanlar, AKP’nin işbaşına gelmesiyle birlikte ve alternatif politikalar üretemedikleri için, Deniz’leri anma gerekçesine sığınarak, politikalarına malzeme yapmaya çalışıyorlar.Deniz’lerin idam edildiğinde  var olan hükümeti AP ve CHP birlikte kurmuştu.AP grubunda hayır oyu veren yoktu, CHP de ise katılmayanlar çoktu.(Bugün bazıları oylamada yoktum diye günah çıkartıyorlar.) Bugün ise Deniz’lerin anısını unutmadık diyenlerin bazıları, Deniz’lerin idamına  destek verenlerle kolkola politika yapmaları karşısında midem bulanıyor, bu pis politikalarını nefretle kınıyorum.Buna benzer bir olayda Menderes’lerin olayında yaşandı. Bizi yıllar boyu Menderes’in avukatıyım diye kandıran zat gerçekte değilmiş, hatta bugün  o zihniyetle birlikte hareket ediyor. Hatta Deniz'lerin idam edilmesini gerçekleştiren cuntanın en has adamı bu ülkede " solculuk" yapanlar tarafından Cumhurbaşkanı adayı gösterildi.

 


    Alın size çarpıcı bir örnek; yıllar boyu Deniz Gezmiş’in arkadaşıyım diyen avukat, tecavüzcülerin avukatıymış.(Savunmak haktır ama, bir konuda iddialı isen bazı şeylere dikkat etmen gerekir.)

 


      Daha önceki yazılarımın birinin başlığı; “Gençleri Rahat Bırakın”dı.(Niye eylem yapmıyorsunuz diye gençleri kışkırtıyordu.) Ogün karşı çıkmıştım, bu günde aynı şekilde haykırıyorum; gençleri hiç olmazsa mezarlarında rahat bırakın.

 


       Düzce'de ilk defa siyasi partiler,( AKP-HAS PARTİ-SAADET PARTİSİ-MHP-EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ) ve sivil toplum kuruluşları ortaklaşa basın açıklaması yaparak, jandarmanın  fişleme yapmasını protesto  ettiler.Kamuoyunda geniş yankı uyandırması, demokrasi açısından sevindirici, fakat bazı siyasi partilerin katılmaması ise düşündürücü.

  • Abone ol