12 Eylül darbesinden sonra sıkıyönetim mahkemeleri binlerce insanı yargılamaya başladı.Bu mahkemelerden biriside, Mamak’dakuruldu.İlk defa askeri mahkemede yargılanan arkadaşlarımı göreceğim için hem heyacanlı, hemde  ürkek ruh halindeyim.Duruşma için kapıda sıra halinde beklerken, önümde uzun boylu, paltolu ve fötr şapkalı bir beyefendi de bizimle aynı sırada, hemen tanıdım.Bu beyefendi Ecevit kabinesinin Milli Savunma Bakanı (Yani askerden sorumlu) rahmetli Hasan Esat Işık beydi.O da bizim gibi sırada bekleyip, üzeri arandıktan sonra duruşma salonuna girdi.Yanımdakine; bu beyefendi bir zamanlar krallar,imparatorlar ve devlet başkanlarıyla görüşüp rağbet görürken, bugün burada bizimle aynı kaderi paylaşıyor,tarihin cilvesi bu işte dedim.Neden 31 yıl önce yaşanan bu olayı anımsadım dersiniz.

     Türkiye’de ilk defa sivil bir mahkemede,darbe teşebbüsünden dolayı askerler çeşitli cezalara çarpıtıldı.Mahkeme kararının okunmasıyla birlikte duruşmayı takip eden sanık yakınlarının mahkeme önündeki hal ve tavırları hiç de iç açıcı değildi, bir yandan ağlayanlar, bir yandan bağıranlar, bir yandan öfke dolu sözlerle haykıranlar ekranları doldurdu.Doğal olarak bu davranışlar hoş görülebilir.Yalnız daha önce medyada boy gösterirken dağları ben yarattım edasıyla, sanki bu ülke babaların çiftliği onlar vatansever, yargılayanlarda vatan haini konumunda, yabancı bir ülkenin yargısı pozisyonunda görüyorlardı.Bir bakıma haklılardı, çünkü bu güne kadar darbecilerden hiç  hesap sorulmamış,kimse kıllarına dokunamamışdı.Eğer darbe girişiminde bulunanlar, iktidara gelselerdi ülkede kan gövdeyi götürecek,12 Eylülden daha beter bir ortam yaratacaklardı.Hiç unutmuyorum, AKP  hükümeti yeni kurulmuş, TV kanalında bir politikacı ” bu hükümet 6 ay içinde yıkılacak, yıkılmak zorunda, geldikleri gibi çok kötü şekilde gidecekler” diyordu.Bir yandan da Milli Mutabakat hükümeti kurulsun diye de propaganda yapıyorlardı.

      Bizim ülkede nedense her zaman saflar ikiye ayrılıverir.Neymiş; darbe yapılmadan ceza vermek yanlışmış.Allahını severseniz; başarıya ulaşmış darbecileri kimler yargılayacak.30 seneden sonra darbeciler yargılanırken, o günlerde işkence gören, hapis yatan bazı mağdurlar, Evren’lerin yargılanmasını önemsiz gibi görmeye ve göstermeye çalışıyorlar.Hatta daha düne kadar darbeye karşıyım diyenler, Balyoz davasındaki darbe girişimcilerine gelince; ama, fakat,lakin gibi sözlerle darbecilere arka çıkıyorlar.Yazık.

            Bu duruşmaların bir yandan da hukuk konusunda bulunduğumuz yerin, evrensel hukuk yanında çok geri olduğumuzu göstermesi açısından yararı oldu. Daha düne kadar sıradan insanlar yargılanırken hukuk konusunda ağzını açmayanlar (Hatta dava sırasında görüş belirtemezseniz deyip,davanın sonunu beklemek gerekir derlerdi)  evrensel hukuktan bahsediyorlar.Bu yüzden bir yerde hukuk yoksa gün gelir,sende bunun zararını görürsün.Birazuzattım.Kamuoyunu çok meşgul eden Manisa’lı gençler davasına cezaevi arabasının arkasından feryat eden annenin sesi hala kulaklarımda.( O daha çocuk, ona kıymayın.) Berfo ananın oğlunun mezarı kayıp,nerede olduğunu bilen yok.(Aslında bilen çok da) Suçlu kim olursa olsun cezasını çekmeli, masumlarda suçlu muamelesi görmemeli.Senin darbecin kötü,benimkiiyi,benim katilim yurtsever,senin  katilin terörist, yok öyle bir sınıflandırma.Menderes ve  arkadaşlarını asanlar da katil, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını asan da katil.Vedat Aydın’ı öldürende katil,Van’da polisi öldüren de katil.Kanı kutsayan kan içinde kalmaya mahkumdur.

NOT:Geçen yazımda teknik nedenden dolayı düzeltmeme rağmen “Kabil “ yerine “Habil”yazılmış.Okurlardan özür dilerim.

 

  • Abone ol