16 Eylül’le birlikte milyonlarca öğrenci eğitime başladı.Amacım her yıl söylendiği gibi öğrencilerin başarılı olmaları için neler yapılmasını, okul giderlerinin ne kadar pahalı olduğunu, ders kitaplarının abuk sabuk şeylerle dolu olduğunu, hala okula gidemeyen binlerce okul çağında çocuğun sokaklarda ve tarlalarda olduğunu, öğretmenlerin atanamadığını diye uzayıp giden sorunları sıralayabilirim.Bu sorunlar yılların biriktirdiği ve kısa zamanda da çözüleceğini düşünmüyorum.Fakat hiçbir masraf yapmadan, hiçbir emek harcamadan yapılacak bir iki şey var ki küçük ama çok anlamlı.

      Düzce Yerel Haber’in haberlerini okurken  bir haber dikkatimi çekti.”Protokol oturuyor,öğrenciler ayakta”.Yıllardan bu yana her yıl okullar açılırken,törenlerde o mini minnacık öğrenciler saatlerce ayakta beklerken, koca koca adamlar koltuklarda keyifle oturup, birde üstüne üstlük eğitim üstüne öğrencilere nasihat döktürmesi de cabası.Haberi yapan Düzce Yerel haber’e teşekkür ederim.

      Bu haber şunu açıkça gösteriyor ki; askeri vesayetin gerilemesi yetmiyor, askeri zihniyetin eğitim alanlarından, sivil hayattan çekilmesi gerekiyor.Askeri zihniyet dimdik ayakta.Bunun giderilmesi için de sivil anayasanın bir an evvel yapılmasıdır.Kiminle konuşsam ben 12 Eylül’e karşıyım diyor,fakat 12 Eylül Anayasasını cansiperane savunuyor.Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.Ayrıca her sabah ilköğretim öğrencilerine söylettirilen andımız marşı da bu zihniyetin ürünü bir an evvel kaldırılmalıdır.Yeni Türkiye diyorsak; bu zihniyet yaşamımızdan sökülüp atılmalıdır.

  • Abone ol