Son günlerde bazı medya kuruluşları Sabah

gazetesinde yayınlanan gezi olaylarıyla ilgili karikatürü nedeniyle Salih Memecan’ı linç etmeye çalışıyorlar.Karikatürün özü; şiddet yanlısı grupların birileri tarafından manipüle edilmesine yönelik(Bazılarına taş, bazılarına Molotof kokteyl atma görev verilirken,bazılarına da sende öl görevi verilmesi) zihniyeti mahkum etmesiydi.Aslında çok masum olan toplumsal muhalefeti çığırından çıkartarak(Bunda tabii ki yöneticilerinde katkısı bir hayli var) şiddeti ön plana çıkartan eylemlerle, hükümeti zor durumda bırakmak ve kaos yaratmak amaçlanmıştı.Hatta bir TV kanalında spikerin açık unuttuğu mikrofondan kamuoyuna yansıyan olaylarda bir iki kişi ölse bari diye temenni etmesi unutulmadı.

   14.03.2011 tarihli bu köşede kaleme aldığım yazının başlığı”Gençleri Rahat Bırakın”dı.Bu yazıyı yazmamın nedeni; bir üniversitede konferans veren Atatürk’çü Düşünce Derneği’nin başkanı sayın Tansel Çölaşan gençlere;” ne duruyorsunuz çıkın sokağa, eşiniz yok,işiniz yok,çoluğunuz yok, çocuğunuz yok,işiniz yok,bağırın çağırın”diyerek gençleri sokağa çağırıyordu.Bende geçmişden örnekler vererek gençleri sokağa çağıranların aslında; demokrasi, özgürlük, barış, kardeşlik gibi kavramların onların lügatinde yer almadığını, tek dertleri ülkede kargaşa çıkartıp sistemin devam etmesi için her yolu denemelerinde hiçbir sakınca görmemeleridir.Geçmişte yaşanan olaylarda bihakkın yere gençlerimiz perişan oldular.Memecan’ın karikatürünü çarpıtarak kitleleri yanlış yönlerdirenlerden bir tek kelime Çölaşan’a söz söylediklerini okumadım, görmedim.Artık bıktık usandık yıllar boyu “Devrimciler Ölümsüzdür, Bir Ölürüz,Bin Doğarız” diyerek ölümün kutsanması ve politikaya malzeme yapılması.Daha dün gazetelerde bir haber dolaşıyordu; Deniz’lerin üzerinden politika yapan partinin, üyelerinin büyük bir kısmı idamına evet oyu vermişler,

ayrıca kurulan hükümetin başkanlığına da milletvekili vermişler.(Nihat Erim) Sayın Demirel’i bugün göklere çıkaranlar; Adalet Partisi gurubunun fire vermemesi için mecliste olağanüstü çaba gösterdiğini bizler unutmadık.Unutturamazsınız.

      Tarihte hiçbir zaman şiddet yoluyla iktidara gelenler topluma barış ve huzur getiremezler, zaten öyle bir dertleride yoktur, olan aşağıda yaşayan bizim çocuklara olur.Taksim Gezi Parkı olayları nedeniyle yaşamını kaybeden 5 gencimizle, bir polisimizi geri getirebilirmiyiz. Ateş düştüğü yeri yakar derler. Anne babalar ne acılar içinde umurunuzda mı sizin?.Yeter ki kendi çıkar kavganız devam etsin, gerisi önemli değil, yalanmı?.Enver paşanın dediği gibi nasıl olsa öleceklerdi.(Öyle mi?)

Son söz olarak yazılarımın müdavimi olanlardan birisi bana sürekli olarak, sivil darbe ve gezi olayları hakkındaki düşüncelerimi sormakta.Üç yıldan bu yana bu köşede yazmaya çalışıyorum, benim bu konuda düşündüklerim açık ve nettir.Nerde şiddet var, nerde hukuksuzluk var, nerde baskı var(İster askeri,ister sivil) nerde savaş var, nerde emek hırsızlığı var, nerde ırk, din, mezhep, cins ayrımcılığı var, ben bunların karşısındayım.Peki sana ve senin gibilerine soruyorum, sizler  nerdesin?.

 

   

    

  • Abone ol