Yazının başlığını gören Düzcelilerin dudaklarının kenarında oluşacak tebessümü görür gibi oluyorum.Biliyorsunuzdur belki: Düzce Türkiye’nin küçük bir modelidir; Türkiye’de hangi etnik kimlik, hangi inanç, hangi mezhep, hangi tarikat gurubu varsa Düzce’de de vardır.Bu sosyolojik yapı Türkiye’ye has bir zenginlik katarken, Düzcede bu zenginlikten nasiplenir.Kültür çeşitliliğinin getirdiği bu güzelliklerin korunmasında her kesim olağanüstü çaba gösterir ve tarla sınırı gibi kimse çiziden öteye geçmez.Yine de hoşgörüye sığınarak bazı guruplara yönelik tatlı fıkralar anlatılarak sohbetlere renk katarlar.Bende Abhaz kardeşlerimin hoşgörüsüne sığınarak bir fıkrayla yazıya renk katayım istedim. Bekar Abhaz kardeşimizi evlendirmek için görücü usulle kız istemeye giderler, hoş geldin, beş gittin faslından sonra esas meseleye gelinir, Allah’ın emriyle peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza eş olarak almak istiyoruz derler, kız tarafı Allah yazdıysa ne diyelim kısmet sahiplere olur derler.Evin büyüğü söze girerek iyi hoş da damat bey ne iş yapıyor diye sormaz mı; oğlan tarafından olanlar birbirlerine bakarak ne diyeceklerini hesap ederken, oğlanın uyanık anası söze girer ve yukardan doğru ev sahiplerini küçümseyen bakışlarıyla; eniştesi mühendis derken rahatlamış bir şekilde arkasına yaslanırken, çevresine de nasıl beğendiniz mi dercesine havasını atar. Peki bu fıkrayı niye anlattım dersiniz,10 Ağustosda Cumhurbaşkanı seçimi yapılacak.İlk aday da açıklandı; CHP ve MHP’nin adayı Ekemeleddin İhsanoğlu isminde bir bilim adamı, iyi hoşda bu partilerin adaylarda aradığı özelliklerden en önemlisi Atatürkçü olmasıdır.Hatırlarsanız Sayın Abdullah Gül’ün seçiminde yaşananlar hala taptaze, bu adayımız muhafazakar hatta İslamî yanı ağır basan birisi, gerçi benim için önemli değil ama, bu konuda duyarlı olanlar adayı kabullenmekte haliyle zorlanıyorlar bu nedenle basında adayın ne kadar kaliteli, efendi, dil bilen, kibar birisi olduğuna dair güzellemeler yapılırken, basında uyanığın birisi demez mi; dünürünün evinde Atatürk resmi var…Gel de bu fıkrayı anımsama.Sayın Binnaz Toprak ne demiş; Ekemeleddin Bey sola uygun birisi demiş.Sevgili hocam sizin solculuğunuza tahammül gösteremeyenler,Ekemeleddin Bey'in solculuğuna nasıl katlansınlar.

        Bugünkü yazımı buna benzer hoşluklarla devam ettirmek istiyorum.Geçen hafta Diyarbekir’e giden Sayın Kılıçdaroğlu yine inciler döktürmüş.Diyor ki:"CHP olarak bizler sizlerin haklarını savunduk fakat sizler bize oy vermiyorsunuz, ben bunu anlamış değilim."Sormazlar mı Sayın Kılıçdaroğlu şu sözleri söyleyen siz değilmisiniz; “Anadilde eğitim ülkeyi böler,Kürt meselesi yoktur PKK terörü vardır, Kürt meselesi bizim kırmızı çizgimizdir”. Ha unutmadan belirteyim, Diyarbekir’de söylediklerinizi destekliyorum fakat MHP ve Cemaat ittifakınızla bunu nasıl hayata geçireceksiniz, merak ediyorum.İşin ilginç tarafı bu sözleri cemaat yanlısı bir kuruluşun mekanında söylemeniz.

          Geçen hafta bir yandan 12 Eylül genarelleri yargılanıp ceza alırken, diğer yandan da Balyoz’dan yargılanıp ceza alanlar yeni yasadan yararlanarak tahliye edildiler.Zannedersiniz ki, bunlar hiçbir şey yapmamışlar da beraat etmişler; birer özgürlük kahramanı gibi karşılanıyorlar malum medyada. Sayın Erdoğanda koroya katılıp, bizim sayemizde çıktılar, diyor.Siz darbecileri çıkarmakla nasıl övünüyorsunuz, demezlermi?Balyoz’un bir numaralı sanığı bakın ne diyor; dağdakiyle işbirliği olmaz.Terör sorununu çözmek için halkın düşüncesi alınmadı.Peki sayın paşam, referandum, 2011 seçimleri ve son seçimler halkın düşüncesini yansıtmadı mı?Hem sizede sormazlar mı, 28 Şubat darbesi ve diğer darbe girişimleri için halkın düşüncesini aldınız mı. Buna benzer bir ifade de Sayın Serap Yazıcı hocam sarfetmiş:” AKP adayı köşke seçilirse, ülkede gelecek için umutlu olmak imkansız.”Önce inanmadım söyleyene ve tarihine bir daha baktım. 2007 yılı Sayın Gül’ün  seçiminde askerlerin itirazlarının aynısı.Vah hocam vah, sende mi bu hallere düşecektin! Yıllarca 1.Cumhuriyete karşı eleştirilerini esirgemeyen, 2.Cumhuriyeti ülkenin kurtuluşu olarak gören Sayın Mehmet Altan hocamın dünkü yazısında CHP’nin değişimini onayladığını ve ülkenin geleceği için sevindiğini belirtmesine ne desem acaba, yoksa hocamın başına Pensilvanya’dan tuğla mı düştü?

      Pazar günü HDP’nin kongresi yapıldı ve yeni yönetim belirlendi.Dikkatimi çeken, yeni eşbaşkan sayın Selahattin Demirtaş’ın konuşması oldu.Bazı çevrelerin BDP’yi Kürtlerin partisi veya Kürtçü parti diye niteleyerek dışlamalarına karşın, BDP'nin tüm Türkiye’yi kucaklayan, her kesimin sözcüsü olma yolunda  iktidara yürüyen bir politika hedeflemesi ülkemiz için sevindirici.Yalnız HDP içinde hala CHP’yi umut olarak görmeleri ve işbirliği için dirsek teması yapmaları hayra alamet değil, CHP’yle yapacağınız işbirliği, sizi MHP’yle işbirliğine götürür, herkes aklını başına alsın, kazanımlar kolay elde edilmiyor, yapılacak taktiksel yanlışlıklar sizi savaşa ve kaosa götürür.HDP artık günümüzde ana muhalefet görevini üstlenecek bir konuma gelmiştir, buda demokrasimiz için önemli kazanımdır.

  • Abone ol