Hani bazen arabayla keskin viraja hızlı girip araba savrulup uçuruma doğru yol alırken, son bir hamleyle soğukkanlı davranıp arabayı toplayıp yola sokarak sonunun ne olacağı belli olmayan felaketin kıyısından dönüp arabayı sağa çekerek, korku, heyacan ve buruk bir sevinçle ohhh bee dersin ya, bende üç günün sonunda sayın Demirtaş’ın açıklamalarını dinleyince kanapede arkama yaslanıp; arabasını son anda toparlayan sürücü gibi derinden bir ohhh beee çektim.Sanki o anda sırtımda tonlarca yük bir anda yok oldu.

         Nedeni ne olursa olsun, tipik bir gezinin tekrarı olabilir kuşkusu içindeydim.Barış girişimi başladı başlayalı bir takım çevreler durmaksızın şu propagandayı tekrarladılar.AK Parti’nin Kürt barışını çözme diye bir derdi yok, seçimlerde Kürtlerin oyunu alabilmek için barış yapıyorum diye oyalıyor, sakın silahlarınızı bırakmayın ilerde yine lazım olur.Bu tutmayınca bu seferde İmralı üzerinden başladılar kara propagandaya ne dediler; yıllarca hapiste kalan bir kişinin doğru analiz yapması beklenemez, Öcalan’ı satın aldılar, Öcalan da sizi kandırıyor minvalinde yazılı, görsel ve sosyal medyada sürekli olarak Kürt gençlerini kışkırttılar.İlginç olan bunlardan bazıları yıllarca Kürtlere ve önderlerine ağza alınmayacak küfür edenlerden olmasıydı.Bununla kalmadılar; Paris’te önemli üç kadın siyasetçiyi katlettiler, yol kesmeler, okul yakmalar ve buna benzer bir takım olaylarla barışı sekteye uğratmaya çalıştılar, gezi olaylarında Kürt gençlerini de kışkırtmalarına karşın Öcalan’ın sağlıklı yaklaşımları sayesinde başarıya ulaşamadılar.

        Daha önceki yazılarımda tekrar tekrar vurguladığım gibi; Ortadoğuda kartlar yeniden karılıyor,sınırlar yeniden çiziliyor.100 yıl önce çizilen sınırları bugün de aynı taktikle çizmeğe çalışıyorlar.Bölgede iki dinamik güç olan Türkler ve Kürtler çatıştırılırsa çizilecek sınırlarda onların insiyatifi olmasın istiyorlar.IŞİD’in ilk sesini çıkardığı günlerde İmralı’dan bir uyarı geldi.”IŞİD bir İsrail projesidir”diye.Çünkü bölgedeki petrolün denetimini  ne Türklere, ne de Kürtlere bırakmak niyetinde değiller.Bu nedenle barış girişiminden bu yana bir türlü Türklerle, Kürtleri karşı karşıya getiremediler.AK Parti’nin yumuşak karnı olan İslami damarına uzun zamandır saldırılar düzenleyen bu güçler, ÖSO’ na yapılan yardımların IŞİD’e yapılmış gibi gösterilerek hem seküler kesimde, hem de Kürt kesiminde şeriatçılarla iç içeymiş havasını oluşturdular.ABD ve Avrupa basınında yalan yanlış oluşturulan haberlerle hükümeti köşeye sıkıştırmak için var güçlerini kullandılar.Rojava’da oluşan özerk yönetimi  üzerinden de Kürtleri köşeye sıkıştırma politikasını yürüttüler,IŞİD’i hem Türklere karşı, hemde Kürtlere karşı tetikçi olarak kullandılar.

        İyi güzelde;hem Türklerin, hemde Kürtlerin bu duruma gelinmesinde hiç mi sorumlulukları yok, elbette var.Hükümetin yasa olarak kabul ettiği bazı uygulamaları hala hayata geçirememesi, en basitinden hasta mahkumların tahliyesi, ana dilde eğitime daha fazla ağırlık verilmesi gibi.Buna karşılık yangın yerine dönmüş, insanların barut fıçısı haline geldiği böyle bir zamanda insanları protesto için sokağa çıkmaları için çağrı yapman hangi akla hizmet.Bilmiyormusun, kurt puslu havayı sever, bayrak yakma,Atatürk büstü kırma, okul yakma, belediye binasını yakma gibi olayları nasıl izah edebilirsin.Gerçi doğrusu provakatörlerin at koşturduğu alan haline gelmiş, böyle durumlarda at izi it izine karışır.Bunların hesabı iyi yapılmalıydı.Öncelikle barış dili bozulmamalı , PKK ile IŞİD aynı düzeyde tutulmamalı.Çünkü birisiyle barışı gerçekleştireceğiz, hala barış yaparken sen şunu şunu yaptın diye barışı sağlayamayız.

              İşte bu sefer elimizden kurtulamazsın Erdoğan, seni alaşağı edeceğiz diye okyanus ötesinden ses verenlere, içerden bazıları da ayak uydurmaya kalktılar.Fakat kazın ayağı hiçte öyle değil, bu kaos yalnız Erdoğan’ı götürmez, Türkiye’yi de götürür,9 şiddetindeki depremden kimse sağ kurtulamaz, kurtulsa da iflah etmez.Bu depremi sayın Öcalan İmralı’dan görmüş HDP’ye, KCK’ya,PKK’ya ayar çekerek, barış sürecinin hiç geciktirilmeden devam edilmesine, müzakerenin önemine değinerek, savaş karşıtlarının özlemlerini yerle bir etti.Ben dahil Türkiye’nin büyük bir kısmı OHHHHH BEEEEE çekti.

  • Abone ol