6-7 Ekim olaylarında her yer toz duman içindeyken herkes yakınındaki görüntülere bakarak olayları analiz etmeye çalıştı. Haliyle parça parça değerlendirme yapıldığı için de fotoğraflardan birbirinden farklı görüntüler kamuoyuna sunuldu.Olaylarda yaşamını kaybeden 40 kişi olmasına karşın; sanki bu ölümler doğalmış gibi karşılandı.Halbuki başka zamanlarda yaşananlara bakıldığında çok duyarlı olanlar bu ölümler karşısında sessiz kaldılar.Maalesef bu çifte standartlıktan bir türlü kurtulamadık.Eğer ölenler bizden ise şehit, yok bizden değilse o kadar önemli değil.Bu düpedüz tam bir ilkellik.Bu durumdan kurtulamadığımız sürece kendinimizi nasıl tanımlarsanız tanımlayalım sahtekatlığın daniskasını yapmış olmaktan kurtulamayız.

            Ortadoğu'da oynanan oyun öyle basit analizlerle çözülecek cinsten değil.Ama bazı çevreler durumun derinliğine inmeden; olayları Kürt-Türk, IŞİD-PYD, AK Parti -Laiklik üzerinden yorumlayarak büyük fotoğrafın deşifre olmasını gizliyorlar.Peki bunların hiç etkisi yokmu; olmaz olurmu ancak olayların bu şekilde boyut kazanmasının temel nedenini belirlemiyor.Aylarca dış basında ve iç basının bazı kesimlerinde şu propaganda yapıldı.Türkiye IŞİD'e silah ve her türlü yardımı yapıyor.ÖSO'na yapılan yardımları IŞİD'e yapılmış gibi gösterdiler ve bunda da başarılı oldular.IŞİD kim,ne zaman kuruldu, amacı ne, radikal "İslamcı" olarak nitelenen örgütle Türkiye'nin nasıl bir birlikteliği olur ve Türkiye en önemli iç sorunu olan Kürt sorununu çözmede kararlı iken, Kürt'leri çözümden uzaklaştıracak, Türk'leri de artık yeter bu iş yürümez ne halleri varsa görsünler noktasına götürerek iç savaşın alt yapısının hazırlandığı, artık su götürmez gerçek olarak ortaya çıktı.

        HDP'nin çağrısı amacını aşınca herkesin gözleri faltaşı gibi açıldı.Gerçi böyle bir havada yapılan çağrının nereye varacağını kestirmek o kadar da zor olmasa gerek.İlk tepki milletvekili Altan Tan'dan geldi, daha sonra Hatip Dicle, Sırrı Sakık gibi deneyimli politikacıların sağduyulu açıklamaları, Demirtaş'ın gecikmeli de olsa karanlık güçleri eli açıklaması ve en önemlisi İmralı'dan gelen darbe süreci açıklaması fotoğrafı netleştirdi.Ayrıca tüm bu olaylar yaşanırken bölgede güvenlik güçlerinin olaylara daha soğukkanlı yaklaşımı, hükümetin ne pahasına olursa olsun çözüm sürecinin devam edeceğini kararlılıkla sürdüreceğim açıklaması da, fotoğrafın bir başka görünümüydü.

        Dikkatinizi çektimi bilmem; tüm bu olaylar yaşanırken ne İsrail'den, ne Suriye'den bir yetkilinin Allah rızası için bir demecini duydunuzmu, ayrıca sayın Ekmelettin beyin başkanlığını yaptığı islami örgütten ya ne yapıyorsunuz ayıptır ikiniz de müslümansınız bu kavga niye diye bir sağduyu açıklamasını duydunuzmu.Tüm yaşananlar bunları ilgilendirmiyor mu, yoksa siz sesinizi çıkarmayın ben icabına bakarım diyen büyük abinin sözünü mü dinliyorlar.

    Her neyse gelelim sadede; temel mesele Ortadoğu'da sınırlar yeniden çiziliyor,bölgenin enerji politikası yeniden dizayn ediliyor.100 sene önce karar verenler bugün de biz karar veririz diyorlar.Ama köprülerin altından çok sular geçti.Bölgenin en güçlü deletlerinden biri olan Türkiye ile dinamik güç haline gelen Kürt'ler ortak hareket etmezlerse bölgede huzur ve güven kalmadığı gibi, bu iki kesim çok büyük acılar yaşar.Bu nedenle aman dikkat küçük hesaplar peşinden gitmeden barışı tahkim etmek zorundasınız, fotoğrafı hala iyi görmediyseniz vay halimize.

  • Abone ol