1984 Ağustosundan bu yana 31 yıl süren PKK'nın yürüttüğü silahlı mücadele; dünkü ortaklaşa yapılan açıklamayla barışın kaçınılmaz bir noktaya geldiğini göstermektedir.2013 Newroz'undan bu yana sürdürülen çatışmasız dönemin sonucunda; ya barışa hemen geçilecek ya da iç savaşın çıkmasını isteyenlerin oyununa gelinecekti.Sağduyu sahipleri bu senaryoyu daha evvel gördüklerinden dolayı çözümden vazgeçmediklerini açıklayarak savaş çığlıkları atanların heveslerini kursaklarında kalmasına neden oldular.İsterseniz biraz geriye gidelim; çözüm konusu ortaya atıldığında kamuoyuna yıllarca kendilerini Kürt dostu olarak gösteren bazı "liberaller" hemen Kandil'e gidip ne yapıyorsunuz; silah bırakmanın ve geri çekilmenin şimdi zamanı mı, AK parti sizi kandırıyor, samimi değil gibi propagandalarla kafaları karıştırmaya çalıştılar.Bunlardan bir tanesi de silah bırak çağrısı iyi hoş da şuda olsaydı, bu da olsaydı gerekçelerle gölgelemeye çalışıyor.En samimisi ise MHP;" Bu vatana ihanetin belgesidir."diyor.Doğru yanlış ben böyle düşünüyorum diyor, hiç olmazsa öbürleri gibi sahtekarlık yapmıyorlar.Gerçi savaşın devam etmesini istemek de hangi akla hizmet, akıl sır ercek gibi değil.

      Silah bırak çağrısı için tarafların anlaştıkları 10 madde söz konusu.Bu maddelerin önemli bir kısmı yasal düzenlemelerle yapılacak çalışmalarla yerine getirilebilir ama en önemlisi bazı maddelerin hayata geçirilebilmesi için anayasa değişikliği şart.Seçimlerden sonra oluşacak parlemento yapısında eğer AK Parti 330 rakamını aşarsa refarandum giderek,yada HDP barajı aşarsa birlikte yeni anayasayı yaparlar.Artık bugünden sonra siyasi partiler seçim kampanyalarında nasıl bir anayasa istediklerini ortaya koymak zorundalar. Barışa dört nala gitmek istiyorsak hık mık demeden, bütün demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bir anayasanın hazırlığını yapmak zorundayız.07.10.2010 tarihli yazımda özlemini çektiğim DEMOKRATİK CUMHURİYET'e bayağı yaklaştığımı hissediyorum, ayak sesleri çok uzaklardan gelse de.

  • Abone ol