Son dört yıldır özel bir sürücü kursunda yöneticilik yapıyorum, bugüne kadar basında yazılan, sokakta rivayet halinde söylenenlerin ehliyet alacak olanlara yansıması bir hayli farklı oluyor.Hani yaşı ilerlemiş olanlar sohbete başlarken; 'Kardeşim, bizim zamanında ehliyet almak o kadar teferruatlı değildi, ne oldu da bu işi zora soktular', diye sohbete devam ederler ya; kazın ayağı hiç de öyle değil.

Sürücü kursuna gelenlerin ilk sözleri; ehliyet almak zorlaşmış diyorlar doğrumu?. Benim ilk cevabım hayır zorlaşmadı, bilakis ciddileşti oluyor.Bu cevaba karşılık nasıl ciddileşti anlat bakalım sorusu arkadan geliyor.Gerçekten; bizim zamanımızda ehliyet almak kolaydı, daha doğrusu ehliyet almak teşvik ediliyordu.Üç hafta süren teorik derslerden sonra, 5-6 saat süren direksiyon derslerinden sonra sınavda biraz ileri, biraz geri gidilerek al sana ehliyet deniliyordu.Önceleri Karayolları ve Emniyet işbirliği ile yapılan sınavlar, Milli Eğitime devredildilerek düzenli hale getirilmeye başlandı.Bugün ise sınavlar merkezi sistemle yapılmakta, denetimler daha ciddi ve gün geçtikce evrensel ölçülere varılacak umarım.

 Peki 2016 yılıyla birlikte ne gibi değişiklikler oldu.

1- 17 yaşını bitirmiş olan her türlü motosiklet ehliyeti alabiliyordu.Buna sınır getirildi.Mesela; büyük motorlar için A2 ehliyetini enaz 2 yıl kullanmış olup, yaşı da 24 olması.Bu sınırlama motosiklet kazalarının önüne geçmeyi hedeflemekte.

  2- 18 yaşını tamamlayan her kişi otomobil ehliyeti alabilecek.(B) Yalnız otomobil ehliyeti almadan ve yaşı 24 olmadan otobüs ve ağır vasıta ehliyeti alamayacak.

 3- Ehliyet türleri 17 çeşit olarak belirlendi, daha evvel ağır vasıta ehliyeti olan Tır dışında her aracı kullanabiliyordu.Yaş sınırlaması da 22 idi.Ehliyeti cebine koyan genç 50 kişilik otobüsün ve 15 ton yük taşıyan kamyonun direksiyonuna geçebiliyordu.

  4- Direksiyon sınavları daha titiz,kurallara tam uyan, en küçük hatayı affetmeyen, sinyal vermeme, stop etme( Ancak bir defa stop edebilir.) Rampada durma kalkma, geri geri gitme ve park etme gibi uygulamalar yaptırılarak,ehliyet alan kişi rahatlıkla trafiğe çıkabilecek düzeye gelmiş olması hedefleniyor.

 5- Kamuoyunda çok tartışılan bir konu da Stajyer olayı.Çoğu kişi bu olayı şöyle yorumladı.Sanki yeni ehliyet alan kişi tek başına araba kullanamaz gibi saçma sapan gerekçeler üretmişler.Aslında çok iyi bir uygulama, peki ne gibi kurallar içeriyor; 2 yıl boyunca 3 defa kırmızı ışıkta geçerse, 3 defa  kemer bağlamadan yakalanırsa, kavşaklarda yayalara çarparsa, ölümcül kazaya neden olursa ve bir yıl içinde ceza puanı 75'e ulaşırsa ehliyetine elkonulacak, yeniden sınavlara tabi tutulacak.

          Daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum, direksiyon sınav alanında bazı sıkıntılarımız söz konusu, bunun da giderilmesi için Düzce Sürücü Kursları Derneğinin yöneticileri, Milli Eğitim ve   Belediye yetkilileriyle görüşerek buna bir çare bulacaklardır.Yazın tozdan, kışın çamurdan muzdarip olan kursiyerler, öğretmenler ve kurs çalışanları rahat bir sınav yapmış olacaklardır.

 Son yıllarda trafik kazalarında geçmişe göre azalma olduğu görülmekte; gerçi yolların daha düzenli olması, arabaların yeni olması gibi nedenlerin yanısıra, sürücülerin de daha bilinçli ve iyi yetiştirilmiş olmasıdır.Trafik canavarı diyerek sorumluluklarımızdan kurtulamayız.

İstanbul caddesinde uygulanan park yasağı devam etmekte, lakin hala bizim insanımız kurallara uymakta zorlanıyor.Gazetemizin haberine göre bir ay içinde 1500 arabaya park yasağına uymadığı için ceza yazılmış.Park yasağına devam, insanlar Özal'ın dediği gibi zamanla alışacaklar.Kalın sağlıcakla.

  • Abone ol