Geçen hafta Alman Meclisinde Osmanlı Ermenileri konusunda alınan karar ülkemizde infiale neden oldu.Aslında 1915 olayları nedeniyle binlerce Ermeni vatandaşımız yerlerinden, yurtlarından alınıp 'güvenlik' nedeniyle güneye sürülen insanlar katledilmiş, açlıktan, hastalıktan telef olmuşlardır.Bu trajedinin sorumlusu başta İttihat Terakki partisi yöneticileridir.Yanlış politikaları sonucunda hem devleti batırdılar, hemde Anadolu'da yüzlerce yıl birlikte yaşayan halklar arasında onarılmaz düşmanlıklar yarattılar.Tabii; bunun birde Ermeni milliyetçilerin batılı ülkelerin gazına gelerek devlete karşı isyanlarını da eklersek işin vahametinin boyutu ortaya çıkar.Her yıl 24 Nisanda bu konu Türkiye'nin başında demoklasin kılıcı misali sallanır.2014 yılına kadar Türkiyeli hiç bir yetkili tehcir olayını kabul etmemiştir.2014 yılında devrin başbakanı sayın Erdoğan 99'uncu yıldönümünden bir gün önce 1915'de yaşamlarını yitiren Ermenilerin torunlarına taziyelerini bildirmiştir.Hatta Ermenistan sınırının açılması gündeme gelmiş, karşılıklı maç seyretmeler Ermeni diasporasının kama sokmasıyla yumuşama politikasına son verilmiş, eski klasik konuma geri dönülmüştür. Eğer Ermeniler konusunda ön yargılar yıkıldıysa  bunun en büyük payı toprağı bol olsun Hrant Dink'e aittir.Yine Dünya'da Türkler konusunda var olan önyargıların yıkılmasında da önemli rol oynamıştır.Zaten bu nedenle öldürüldü, yaşamasından korktular, çünkü Ermenilerle Türkler arasındaki makas gün geçtikçe daralıyordu,hatta bir konuşmasında diasporayı kıyasıya eleştirerek, yaptıkları çalışmaların Anadolu Ermenilerin iyiliği için olmadığını açık şekilde söyleyerek,tepkilerini üzerine çekmişti.Bizde ise kendine 'sosyalist' diyen gazetenin yöneticileri; hergün Ermeni konusu mu yazacak diye yazılarına son vermişlerdi.

        2001 yılında "Federal Meclis'in karar alması büyük bir hata olacaktır.1915 ve 1895 te yaşanan olayların ele alınma yeri ne Washington ne de Paris ve Berlin'dir" diyen Almanya Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, geçen hafta ne oldu da yasayı hazırlayıp meclisin onaylaması için çaba gösterdi.Geçenlerde de bir gurup milletvekiliyle beraber Diyarbakır ziyaretinde PKK konusunda ağzını açmaması dikkat çekiciydi.Dün Ermenileri nasıl kışkırttılarsa, bugünde aynı oyunu Kürtler üzerinden oynamaya çalışıyorlar.Türkiye 1915 leri yaşamıyor, Kürtlerin büyük çoğunluğu oynanan oyunun farkında.Ellerinizi boşuna oğuşturmayın, Ermeni kartını sahneye koymanız size bir şey kazandırmaz artık.

                      YENİ ANAYASA, YENİ TÜRKİYE

      3.Haziran günü sivil toplum kuruluşların düzenlediği "2023 Vizyonu Işığında Anayasa ve Başkanlık Sistemi" konulu konferansta konuşmacı olarak CB Başdanışmanı Şeref Malkoç; yeni hazırlanan anayasa çalışmasının ana çerçevesi hakkında bilgi verdi.Aşırı yağmura rağmen ilgi bayağı iyiydi.Aslında yeni anayasa ve Başkanlık sistemi hakkında kamuoyu yeterli bilgiye sahip değil, bu nedenle olayı derinlemesine öğrenmek istiyor.En basiti sistem iki başlılıktan kurtulmuş olacak.Ayrıca koalisyon dönemi sona erecek, %50'yi geçen başkan olabilecek, meclis yalnız yasama ve denetleme işlevi görecek,yargı bağımsız hale getirilecek.Aslında yaşadığımız sistemde güç iktidar partisinde oluyor,yürütmeye hakim,yasamaya hakim, denetime hakim. Milletvekillerinin seçimi liderin iki dudağı arasında, yeni sistemde iki turlu dar bölge seçim sistemi devreye girdiği zaman kutuplaşmalar da sona erecek, partiler arası ittifaklar sayesinde politika normalleşecek.Üniter devlet yapısı korunarak Eşitlik, Adalet temel alınarak eşit vatandaşlık temeli üzerinden kurulacak sistemle, artık bünyemize hiçbir zaman uymayan darbe ürünü anayasa yerine halkın temsilcilerinin ürünü olacak yeni anayasayla  yol almamız hızlanacaktır.

          Yazıyı bir alıntıyla bitirmek istiyorum.TV kanallarında demokrasi, barış diyerek halkın gözünü boyayan gazeteci kılıklı adam bakın ne diyor."Fazla bağırıp çağırmaya gerek yok,hem toplum doğumda normaleşecek(Doğum nasıl olacak belirtmiyor) hem de o umut bağlanan 'çoğunluğa da güvenmeyin.Neler battı,yandı bitti kül oldu o sandık içinde." Sandığı yakıp kül edeceklerin  yaptıracağı doğumu bekliyor zavallı.1960 da,12 Mart'ta, 12 Eylül'de,28 şubat'ta, 27 Nisan'da yaptırdığınız doğumlarda her zaman bebeği ölü doğurttunuz.Artık yağma yok, çocuklarımıza sahip çıkıyoruz, demokrasiye sahip çıkıyoruz, Türkiye'ye sahip çıkıyoruz.Kalın Sağlıcakla.

  • Abone ol