Çok fazla geriye gitmeyeceğim.Cuntacılıktan illahlah denildiği için Ergenekon ve Balyoz davaları gerekçe gösterilerek; ordu içinde yapılan bu tasfiye işi kamuoyundan önemli ölçüde destek almıştı.Fakat sonradan yapılan işin mahiyeti değişince,ilk kırılmalar İlker Başbuğ’un ve KCK davası tutuklamalarıyla yaşandı.Oslo görüşmelerinin deşifre edilmesi bardağı taşıran son damlalardı.2010 Referandumuyla kopuş hızlandı, dershaneler konusuyla çatışma başladı.Ardından gezi kalkışması, 17-25 Aralık darbesiyle devam eden süreç 15 Temmuz kalkışmasına kadar devam etti.Peki bu kavgalar AK Parti ile Gülen Cemaati arasında yaşanan rekabet ve rant paylaşımı mıydı acaba? Gerçi AK Parti’ye yüklenenler, çatışmayı bu kulvara sokarak kısır bir tartışmaya dönüştürüp olayın perde arkasını gizlemek istediler.Kürt sorunu çözüme yaklaştıkça yaşadıklarımız akla hayale gelmeyecek olaylardı.İçerde sorunu çözmeye çalışan Erdoğan’a faşist diye saldırırken, dışarıda belli merkezlerden diktatör suçlamalarını yönetmeleri tesadüf olamaz.

Gezi sırasında birisinin bir sözü; ‘mesele ağaç değil hala anlayamadın mı’ demişti.Yukarıda saydıklarımda meselenin esası değildi.Peki neydi; küresel güçler arap baharıyla birlikte Ortadoğu’da yeni bir senaryoyu sahneye koymaya başladılar.Irak’ta işgalci olan ABD çekildikten sonra İŞID adı verilen sözde Müslüman bir terör örgütünün hayat bulmasını sağlamış, ondan sonrada Dünya’ya bilhassa batılı ülkelere yönelik propaganda ve eylemlerle İŞID bahane edilerek bölgede egemen olma savaşı vermeye başlandı.Kaç yıldan bu yana 63 ülkeden oluşan koalisyon güçleri İŞID’ın hakkından gelemedi, gelmek mi istenmedi.Bundan dolayı Türkiye-Rusya yakınlaşmasını baltalamak için uçak düşürülmesi, Rojava’ya saldırı, Mit tırlarını habercilik adına jurnalleme ve 15 Temmuz kalkışması.Bu son olayda gösterdi ki; Ortadoğu’da masada yer almak isteyen Türkiye’yi devre dışı bırakmak, içerde kendi sorunlarıyla hapsetmek ve ordumuzu zaafa uğratmaktır.En son Irak merkez yönetiminin Başika kampı için davet ettikleri Türkiye’yi, şimdi çıkın diyerek saldırgan tutum içindeymiş gibi göstermelerine ne dersiniz.63 ülkenin askeri yanıbaşımızda olacak 1000 km.ye yakın sınıra sahip olan Türkiye bu oyuna seyirci kalacak.Bakıyorsun daha düne kadar bizim Irak’da, Suriye’de ne işimiz var diyen ana muhalefet lideri tutmuş bugün ne diyor.”Musul operasyonu başladı,Türkiye masanın dışında.Niye masanın dışında?Benim ağrıma gidiyor”.dedi. Peki arkadaş; kaç yıldan bu yana Türkiye’yi masa dışında tutmak isteyenlerin oyununu göremedin mi? Bırak görmeyi, onların servis ettiği bilgi ve haberlerle muhalefet yapmadın mı, daha geçen gün ABD elçisiyle yaptığın görüşmede bu konuyu masaya getirdin mi? Bugüne kadar sizin Ortadoğu politikasının ne olduğunu bilen varmı. Varsa da açık açık kamuoyunu bilgilendirin.Suçlama yaparak politika sür git yapılamaz.

                        Bahçe’li gündem oluştuyor.

   Meclisin 4. Partisi olmasına rağmen AK Parti dışında gündem yaratması hem siyasete, hem de ülkeye nefes aldırması açısından önemli. Beğenin, beğenmeyin parti olarak düşüncelerini belirtiyor.Daha bir yıl önce sizin genel başkanınız Bahçeli’ye Başbakanlık önermedimi, sözüm ona ‘solcuyum,devrimciyim’ diyenlerde sessizce bu davete destek vermediler mi?. Eeee, şimdi ne oldu da lastik edebiyatı yapılıyor.Konuyu siyasete yakışır bir tarzda tartışmazsanız lastiğin nereye gideceği bilinmez, seviyede sıfırın altına iner.Her parti kendi anayasa taslağını ortaya koysun tartışalım, uzlaşacağımız metinlerde hiç olmazsa ortak yanlarımızı öne çıkartıp, uzlaşma sağlanamayan metinler bir kenara bırakılsın,başkanlık konusu da meclise getirilsin,meclisin kararı sonucu konu şimdilik kapanır veya referanduma gider seçmen oyuyla sonucu belirler.Hala seçmene güvenmeyen partilerin olması ne büyük çelişki.Kalın Sağlıcakla.

      

  • Abone ol