Cumhuriyet kurulduğu zaman, yeni rejime sahip çıkacak bir avuç asker-sivil bürokratın dışında gençlik toplumsal desteğin ana unsuru olarak görüldü. Bu nedenle M.Kemal Atattürk Cumhuriyeti gençliğe emanet etmiştir,meşhur söyleminde.

“Ey Türk Gençliği!                

Birinci vazifen, Türk İstiklallini, Türk Cumhuriyetini ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.” Kısaca buna rağmen mücadeleye devam diyor.

Bugün bizler; evlerimizde, işyerlerimizde ve hayatın her alanında özgür ve güvenlik içinde yaşayabiliyorsak bunu gençliğimize borçluyuz.Peki bizler; gençlerimize karşı görevlerimizi tam olarak yerine getirebildikmi?. Bırakın yapmayı, bu sistem yıllarca gençleri potansiyel suçlu olarak gördü.Bazen solcu, bazen ülkücü, bazen de dindar gençleri, bunları düşmanlaştırırken birbirlerine karşı kışkırtarak, iiti ite kırdırma politikasını yıllarca uyguladılar.Her on yılda yaptıkları darbelerle gençlerimizi darağaçlarında sallandırıp, hapishanelerde çürütülmediler mi?.Bütün bunlar bir avuç işbirlikçilerle onların dışardaki küresel güçlerin çıkarlarını korumak için yapılmadımı. Neden sayın Bahçeli’ye çok kızıyorları. Eğer ülkücü gençleri sokağa çıkartıp solcu ve Kürt gençleriyle çatışdırsaydı el üstünde tutulurdu. Gençlerimiz üzerinden oyun oynayanlar, bir yandan onları ateşe atarken,bir yandan da onların ölümünden rant çıkarmaktan geri durmuyorlar.Artık gençlerimizin büyük çoğunluğu bu oyunların farkında, ayrıca devletin bakış açısı eskisi gibi olmadığı için gençleri maniple edemiyorlar.

  Son günlerde gençlik konusu referendum nedeniyle gündemi bayağıdır meşgul etmekte.Yeni anayasaya göre seçilme yaşı 18’e indirildi. Demokrasi ile yönetilen ülkelerin çoğunda bu kural işletiliyor.Bilmem dikkatinizi çektimi; bu maddeye en fazla kimler karşı çıktı biliyormusunuz. Zırt pırt gençliği sokağa çağırıp ülkeyi kurtarın diyenler, cuntacılar, terör sevicileri, yıllarca kendilerini liberal-sol diye pazarlayan tatlı su aydınları ve maalesef Atatürk’ün ismini her konuda kullanmaktan geri kalmayan, Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlerden korkan Ana Muhalefet lideri sayın Kılıçdaroğlu.Neymiş efendim; çocuklar mı bizi yönetecek, kasapın, manavın, esnafın çocuğu milletvekili mi olacak gibi saçma sapan gerekçelerle gençlerin ülke yönetimine girmesine karşı çıkıyorlar.

 Aslında gençlerin erken yaşlarda meclise girmesinin bir çok yönden yararları var. Demokrasi mücadelesiyle erken tanışmaları, deneyim kazanmaları, illegal yapılara bulaşmamaları ve en önemlisi gelecekteki politik kadroların yetişmesi açısından önemli.Esas mesele hala gençleri nasıl kendi çıkarlarımız için kullanabiliriz sevdasından vazgeçmeye niyetlerinin olmaması.

Duyduk, duymadık demeyin! Gençler, Sizin meclise girmenize kimler destek veriyor, kimler karşı çıkıyor.Gerçek ve sahte dostlarınızı görün ve tanıyın.

DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR!

ABD Başkanı Trump’ın, Merkel’le görüşmesi sonrası basın toplantısında; Merkel’in istemesine rağmen elini sıkmaması,Merkel’e “ İkimizde gizli dinleme kurbanlarıyız, beni de sizi de Obama dinletti” demesi.Merkel’I zor durumda bıraktı. Ayrıca resmi sıfatı olmayan kızının yanına oturtması, basın mensuplarınca Merkel’e karşı tepkili olduğunun işareti olarak yorumlandı. Görüşme sonunda attığı twitterle Almanya’nın Nato ve ABD’nin kendisine sağladığı savunma için borçlarını ödemesi gerektiğini söylemesi de, Merkel’i ülkesinde zor duruma soktu.Merkel’in bu durumunu görünce; ‘Dinsizin hakkından imansız gelir’.Tam da yerinde söylenmiş bir söz.

BELEDİYEYE BİR TEŞEKKÜR, BİRDE İSTEK

Çankırı-Çerkeş ilçesi Saçak belediyesine bir yolcu otobüsü hediye ettiği için, Çerkeş’li olarak Düzce belediyemize teşekkürlerimi sunarım. Bir isteğim de Kalıcı Konutlar Bağlantı yolunda oluşan çukurlukların bir an evvel yapılacağını umuyorum.Kalın Sağlıcakla. 

  • Abone ol