24 Temmuz milletvekili seçiminde aday olanların listelerini partiler yayınladı.Her zaman olduğu gibi listeler yayınlandıktan sonra; sırasını beğenmeyenlerden tutun da, listeye giremeyenlerin sesleri birkaç gün devam eder.Kısa süre sonra da herkes işine gücüne devam ederdi. Fakat bu seçimlerin diğerlerinden farkı, Türkiye ilk defa olarak 2 blok şeklinde seçimlere giriyor.Daha doğrusu muhalefet farklı görüşlere sahipmiş gibi göründüyse de aslında bir rengin çeşitli tonları olduğu gerçeği ortaya çıktı.Bu da nerden çıktı demeyin.Daha evvel de yazmıştım; bir iki çarpıcı örneği vermek isterim. %1 en fazla 2 oyu olan Saadet partisiyle CHP’nin ittifak yapmasını salt Erdoğan düşmanlığıyla açıklayamazsınız . İçişleri Bakan’lığı  döneminde binlerce faili meçhul cinayetlerin işlendiği kişinin kurduğu partiye 15 milletvekilini ödünç verip geri almasını salt demokrasi gelişsin gerekçesine bağlayamazsın. Ana muhalefet partisinin CB adayı olacaksın, yeni kurulan partinin liderinin yardımcısı olurum diye alçak gönüllülük  adına seçmenleri kandıramazsın. Günlerce bir takım medya kuruluşları tarafından ‘Bilge Adam’ olarak lanse edilen Temel Karamollaoğlu’nun şehit eşinin sorusu karşısında ‘Vurun Kahpeye’ filmindeki rahmetli Ali Şen’in oynadığı  rolün gerçeğini oynayarak çıldırmasını nasıl açıklarsınız.Sizin bilge adamınızın bilgelik derinliği de pek sığmış doğrusu.. Çözüm sürecinde Kürt meselesinde nefret söylemleriyle bilinen sayın İnce’nin Demirtaş’ı ziyaret edip, ertesi günü Hakkari’ye gitmesini ‘Kürt’ severlikle açıklayamazsınız. Ayrıca Akşener’in ve Karamollaoğlu’nun İnce’yle beraber Demirtaş’ın tahliyesini istemelerini, 7-8 Ekim olaylarında  50 kişinin ölümünden sorumlu olduğu apaçık belliyken, bu isteği demokratlıkla soslayarak gerçeği örtemezsiniz, örtülemez. Bütün bunlar niçin yapılıyor aslında biliyorsunuz ama ben yine de yazayım. Bu seçim CB’lığı yeni sisteminin uygulanacağı dönemin ilk seçimi olacak. Bu seçimden sonra; partilerin önemli bir kısmı ömrünü tamamlamış olacak, parti başkanlarının bazıları emekliye ayrılacak, FETÖ ve PKK’nın tasfiyesi gerçekleşmiş olacak. Velhasıl kelam muhalefette olmalarına karşın askeri ve sivil bürokraside her zaman iktidarda olmalarının son bulacağı bir dönem geleceği için, var güçleriyle elele vererek Erdoğan’ı ne pahasına olursa olsun devirmek istemelerinin ana nedeni budur. 24 Haziran’da ak koyun, kara koyun belli olacak.

                           SAHNEYE ÇIKANLAR

   Adaylar resmen belli oldu. AK Parti’de listelerden dolayı rahatsız olanın sesini duymadık. 11 yıl bekledikten sonra tekrar milletvekiliği için 1.sıraya konulması boşuna değil. Halbuki hem CHP’de, hem de İP’de liste tartışmaları heyacanlı bir şekilde sürmekte. İşin ilginç yanı; İnce’yi CB adayı yapacaksın, arkasından ona destek veren arkadaşlarını listeye koymayacaksın, gel de bunu izah et. MHP’den ayrılan Hallaçoğlu’nu liste dışı bırakmak,olacak iş mi?. Bakıyorsun örgüt bazında istifalar yaygınlaşması, bazı yerlerde partiyle alakası olmayanların liste başına getirilmesi gibi, Altan Tan gibi CHP tabanın tepki gösterdiği kişilere yer açma çalışmaları örgütteki çatışmaları artırıyor. Yazı biterken haberlerde CHP’li Eren Erdem’in itirafları manşetlerdeydi.Desene bu hamur daha çok su kaldırır.

                         DÜZCE’DE NELER OLUYOR!

          Düzce’de listeler açıklandıktan sonra ilk önemli tepki CHP İl Örgütünün Salı günü istifa etmesi, nedeni de birkaç yıl il başkanı olan Tozan’ın listeye konulmaması örgütte infial uyandırmış.Ayrıca CHP 3. Sırada yer alan adayın tanıtım toplantısına dahi katılmaması da şaşkınlık yaratmış. İP’de listelerin gidip geliş yoğun trafiği sonucunda en son şeklini almış, İl Başkanı Katırcıoğlu 1.sıradaki yerini almış. Aslında Düzce’lilerin dört gözle beklediği AK Parti’nin listesiydi. 11 yıl aradan sonra unutuldu sanılan Fahri Çakır’ın liste başına getirilmesi, kamuoyunun ancak bu dönemde yeterince tanıyacağı çalışkanlığı ve verimliliği öne çıkartılan Ayşe Keşir’in ikinci sırada yer alması ve 3.sırada  genç, dinamik doktor olan Numan Çabuk’un yer alması parti çevrelerinde olumlu karşılanmış. Faruk Özlü’nün listede yer almaması, bakanlar kurulunda görev alacak olmasındandır.Velhasıl kelam; her seçim önemlidir ama bu seçim Türkiye demokrasi tarihinde önemli bir eşiktir.Ya tam bağımsız ve Demokratik ülke olacaz, ya da yönetilen, güdülen ülke olmaya devam edeceğiz. U nedenle seçmenlerin kime oy verirlerse versinler,sandığa muhakkak gitsinler derim.Vatanseverliğini göstermek istiyorsan, işte sandık…Kalın Sağlıcakla.

  • Abone ol