Yıllarca 26 Ağustos günü Malazgirt savaşının yıldönümü küçük bir haber olarak geçiştirilirdi.Sanki bu zafer bize ait değilmiş de, Anadolu Selçuklu Devletinin zaferiymiş gibi gösterilirdi. Hatta ne zaman bu zaferlerden söz edilse karşıdaki kişiye ırkçı-milliyetçi yaftası asılırdı. Gerçi bu kesimlerde Kurtuluş Savaşıyla ilgili konularda aynı duyarlılığı göstermez, bu savaşları önemsizleştirmeye çalışırlardı. Yunanlılara karşı verilen mücadeleyi anti-emperyalist bir hareket olarak nitelendirerek, emperyalizme karşı olduklarının altını çizmeye çalışırlardı. Gerçi bu durum her iki kesiminde işine geliyordu. Ne zaman artık bu sınıflandırma sona erdi dersiniz? 15 Temmuz kalkışmasının bastırılmasıyla, Kurtuluş Savaşını kendilerine bayrak yapanlar sanki 15 Temmuz ülke işgali için yapılan bir kalkışma değilmiş gibi, bu darbeye karşı çıkmadılar, hatta destek verdiler. Bunca yıldır bağımsızlık, özgürlük, emperyalizme karşıyız gibi argümanları tekelleri altına alanların gerçek yüzleri açığa çıkıverdi. Bu yüzden de hırçınlıkları alabildiğine arttı. Son dolar operasyonunda utanmadan, sıkılmadan Trump’ın yanında saf tuttular. Küresel güçlerin her saldırısı karşısında ulusal değerlere sahip çıkacakları yerde, Erdoğan düşmanlığını gerekçe göstererek Küresel güçlerin tetikçiliğini yapmaktan kaçınmadılar.

   15 Temmuz’la birlikte ülkelerini seven, kendi değerlerine sahip çıkanların birlikteliği gün geçtikçe genişledi. Geçen yüzyılın değerleri artık ülkenin bütününü kapsayamadığı için ortak değerlerin paydasında birleşmek için en uygun dönemi yaşıyoruz. Ortak paydalarımız arttıkça toplumda oluşturulmaya çalışılan kamplaşmalar zaman içinde eriyecektir. Onun ip uçları görülmekte; Malazgirt Savaşını sanki 30 Ağustos zaferini gölgelemek için kutluluyorlar diye abuk sabuk konuşmaların yapıldığını görüyoruz. Malazgirt savaşını başarmasaydık, 30 Ağustos zaferi olurmuydu?. İnsan bu kadar avanak olurmu. Malazgirt zaferi de bizim, 30 Ağustos zaferi de bizim.. Hiç hoşuma gitmez ama, kendini Malazgirt’de yenilenlerin devamı olarak görebilirsin ona sözüm yok, ama dedelerimizin şehit olduğu Kurtuluş Savaşının arkasına sığınarak Malazgirt savaşına da söz söyleyemezsin.

         ANALAR AĞLAMASINA SAHİP ÇIKMA

  700 haftadır her cumartesi günü Galatasaray’da kayıp çocuklarının akıbetini öğrenmek ve kamuoyunu bilgilendirmek için oturma eylemi yapıldı. AK Parti iktidara geldiğinden bu yana tek bir kişi faili meçhule uğramadı. 2011 yılında o zaman Başbakan olan Erdoğan Cumartesi Anne’leriyle görüşme de yaptı.Hatta Berfo anayla yakınden ilgilendi. Kenan Evren yargılanırken Berfo ana adliyeye ambulans eşliğinde getirildi. O günkü davada Berfo ananın yanında bugün ortalığı velveleye verenlerden kimsecikler yoktu. Kılıçdaroğlu’da destek vereceğini söylemiş, destekten önce o yıllarda iktidarda olan SHP-CHP’li yöneticilerine sorsun, o da yetmez seçimlerde destek verdiği PKK’nın siyasi kanadı HDP’yle, İP genel başkanına sorsun. Bu faili meçhulleri en iyi onlar bilir. Hem demezler mi; analar ağlamasın açılım projesine niye karşı çıktınız, 700 haftadır nerdeydin diye? Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Demirtaş’ın eylem çağrısını hayata geçirmeye çalışıyorlar, lakin kamuoyunda karşılığı yok.Yalnız hükümete de bir sözüm var.Bunların gerçek amaçları ne analar ve ne de çocuklar, eğer öyle olsaydı binlerce çocuğun dağa kaçırılıp yok olmasına sessiz kalmazlar,hatta dağa çıkılması için teşvik etmezlerdi. O nedenle bu eylemlerin gerçek yüzü kamuoyuna izah edilmeli. Gerçek ve samimi olan analarla tekrar diyalog kurularak sorunlarına çözüm bulunmalı. Devletin arşivlerinde kayıp olanların listeleri ve kayıp tarihleri açıklanmalı. Gladyo, PKK ve Fetö’ yıllarca ortak çalıştılar.Bu nedenle bu tür toplumsal olaylarda devletin göstereceği tepki sert olursa bu üçlünün işine yarayacaktır.Hem içerde ve hem dışarıda oluşturulan olumsuz algıya su taşıyacaktır.Hala eski devletin ceberrut yaklaşımını ortadan kaldıramamışız demek ki..Şiddet olaylarına karşı şiddete kimse ses çıkaramaz, ama niyetlerine bakılmaksızın barışçıl gösterilere şiddet gösterilmesi de hoş karşılanmaz. Kalın Sağlıcakla.

   

  • Abone ol