‘AKP hükümeti 16 yıldır iktidarda olduğu süreçte uluslar arası bir çok etkinliğe ev sahipliği yapma adına müracaatları oluyor.Her şeyin gözü kör bir biat kültürüyle işlendiği tek adam tarafından yönetilen bir ülkeye verilmesi bir dikta rejiminin uluslararası onanması anlamına geliyor. Ben de onlara  soruyorum, bir mafya ile nasıl aynı masaya oturabiliyorlar. Kendi nezninde otokratik bulduğunuz bir rejim ile nasıl olurda anlaşmalarda bulunabilirsiniz? Avrupa insan haklarının barındırdığı temel hak ve özgürlüklerini ihlal eden ve ihlal etmeye devam edeceğini ilan etmiş bir ülkenin iktidarı ile nasıl bir masaya oturup anlaşmalar imzalanıyor. Şu anda UEFA’nın bu turnuvayı Türkiye’ye vermesi için son engeller ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bu şampiyonayı düzenleyenlere bunu soruyorum’.

    Yukarıdaki sözlerin sahibi Almanya’da bir TV kanalına röportaj veren HDP milletvekili Ahmet Şık’a ait.Uzun süredir Ahmet Şık’ı yazılarından, TV’de ve meclisteki konuşmalarından izliyorum. Ülke adına Allah rızası için güzel bir sözcük duymadım. Fetö’nün kumpasıyla uzun süre hapis yatan küfrettiği Erdoğan sayesinde serbest bırakılan (Nedim Şener’in açıklaması) sonra ne olduysa Fetö ve Kandil’in sözcülüğünü yapmakta.

Bugüne kadar Fetö ve PKK hakkında tek bir olumsuz sözcük kullanmazken AK Parti için ‘AKP bir siyasi parti değil, bir mafyadır; bu kadar net’ demekte beis görmüyor. Tutmuş 2024 Avrupa futbol turnuvasının Türkiye’ye verilmemesi için kara propaganda yapıyor. Eyyyyy… Ahmet Şık; Türkiye mademki mafya devleti sende bu mafya devletinin meclisinde parlamenterlik yapıyorsun, ayda da binlerce maaş alıyorsun. Sen onurlu bir adamsan ben böyle bir mecliste yerim olmaz dersin çekip gidersin, gitmezsen de  meclis onurunu korumak için senin gibi ne idüğü belirsizi bağrında barındırmamalı. Başka bir yolu yok. Bizim oralarda bir söz vardır.’Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar’ derler. Sen hem bizim ekmeğimizi yiyeceksin hemde Türkiye aleyhine kılıç sallayacaksın. Yok öyle; bunun hesabını vereceksin.

     TAYYİBE DÜŞMAN OLMANIN SONU

     7 Eylül’de Tahran’da gerçekleştirilen üçlü zirvede bir araya gelen Putin, Ruhani ve Erdoğan İdlip konusunda tam bir mutabakata ulaşamamışlardı. Erdoğan’ın ateşkes çağrısına olumlu yaklaşmamışlardı.Çünkü iki ülkenin de bölgede silahlı grupları vardı. İdlip’e yapılacak bir harekatta en büyük zararı biz görecektik. 3-4 milyon Suriyelinin ülkemize sığınması ve sınırda Türkiye karşıtı terör örgütlerinin her an içimize sızma tehlikesi riskine karşı,İdlip’de ateşkesin yapılması şarttı.Son olarak Putin’le Soçi’de yapılan görüşmede Erdoğan’ın Putin’i ikna etmesiyle terör gruplarından arındırılmış 15-20 km.lik çatışmasızlık bölgesinin oluşturulması, ağır silahlardan arınmış, radikal grupların tasfiye edilmesi konusunda anlaşıldı. Bu durum bizim açımızdan önemli bir kazanım oldu. Dünya kamuoyu bu konuda Erdoğan’a övgüler düzerken, geçen gece bir TV kanalında muhalif kanattan bir milletvekili ve bir gazeteci bu konuyu yorumlarken Rusya’nın, İran’ın bu anlaşmayla kazançlı çıktığını söylerken, Türkiye de kazançlı çıktı mı sorusuna, inanırmısınız Türkiye kazançlı çıktı diyemediler. Buna karşılık kem küm yaparak soruyu geçiştirmeye çalıştılar. Demek ki, Tayyip düşmanlığı her taraflarını sarmış ki; Türkiye’nin kazandığını söyleyemiyorlar. Aslında Esad’ın kaybettiğine üzülüyorlar, yazıklar olsun.

           HALA GÖZLERİ DARBE ÇÖPLÜĞÜNDE

 Yine son günlerde bir TV kanalında röportaj veren CHP eski milletvekili Dursun Çiçek bakın neler söylüyor. ‘Hakimler ve savcılarla görüşüyorum. Komutanım biz yargıçlarımızın 1/3 ü görevden atıldı. Onları yargılayacak gücümüz yok, siz iktidarı indirin bakın biz onları nasıl yargılıyoruz diyen başsavcılar var’       Görevden ihraç edilenler Fetö’cü hakimler, bunu söyleyen başsavcının Fetö’cü veya diğer darbeci gruptan olduğu aşikar. En kısa zamanda bu savcının kim olduğu açıklanmalı.Dikkatimi çeken röportajın yapıldığı tarihte rahmetli Menderes ve arkadaşlarının idamının yıldönümü olması rastlantı olmasa gerek.Derler ya; horoz ölür gözü  çöplükte kalır misali cuntacıların gözü de kaos olsa da darbe yaparız havasında. Kılıçdaroğlu’nun da durup dururken devrim yapacağız demesine ne dersiniz. Kalın Sağlıcakla.

  • Abone ol