Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2 Mart 2021 Tarihinde Saray’da şaşalı  bir “İnsan Hakları Eylem Planı” açıkladı.

Bütün  televizyon kanalları  her zaman olduğu gibi yayın akışlarını  keserek canlı yayın geçip, Erdoğan’ın  konuşmasını başından sonuna kadar kesintisiz verdiler.

 Dışarıdan gelmiş bir  yabancı izlediyse bu konuşmayı; Türkiye’de   bir iktidar  değişikliği olmuş herhalde  diye, yorum yapmıştır.

19 yıldır kesintisiz ve tek başına ülkeyi kim yönetiyor?

Yapmak istediklerinin önünde engel olan kanunlar mı var?

Erdoğan Saray’da “insan hakları eylem planını” açıklarken...

İşin komik ve trajedisi..

 6 milyon seçmenin  oyunu almış Parlamentonun üçüncü büyük partisi aleyhinde ;Yargıtay Cumhuriyet Baş Savcısı HDP’nin kapatılması konusunda inceleme başlatmış...

Ankara Cumhuriyet Baş Savcısı da  HDP’li 9 milletvekilinin dokunulmazlığının düşürülmesi için fezleke hazırlayıp meclise gönderiyor...

Kürtlerin seçtiği 65 Belediye başkanı görevlerinden alınıp cezaevlerine  yollanıp, yerlerine kayyımlar atanıyor...

Muhalif milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıyor...

Birde çıkıp sandık demokrasinin namusu demiyorlar mı?

Yargıyı muhaliflerine karşı sopa olarak kullanıyorlar.

Bu hukuksuz yapılanlar  Erdoğan’ın ve ortağının ortak kararı ve talimatıyla   yapıldığını, sağır Sultan bile biliyor...

Küçük ortak Anayasa Mahkemesini yeniden yapılandırıp, partili Cumhurbaşkanlığına  uydurulmalı derken..

Küçük ortak daha da ileri giderek kendilerinin istediği doğrultuda kararlar vermediği için, AYM’sinin  Başkanının istifasını isterken...

AYM ve AİHM karalarının yok hükmünde sayıldığı ve  uygulanmadığı bir süreçte...

Boğaziçi üniversitesi öğrencileri demokratik haklarını kullandıkları için, evleri koçbaşlarıyla kırılarak kameraların karşısında gözaltına alınarak  tutuklanıp,  terörist ilan edilirken...

Batman’da zırhlı  aracın 10  yaşında bir çocuğu kovaladığını haber yapan gazetecinin tutuklandığı ortamda...

Ülkenin  tanınmış önde gelen gazetecisi ve edebiyatçısı  eserleri 23 dile çevrilmiş Ahmet Altan, 71’ci yaş gününü üç yazısından dolayı 5 yıldır tutuklu olduğu cezaevinde kutlarken...

Erdoğan kalkmış  düşünce ve basın özgürlüğünden bahsediyor...  

Toplumun aklı ile alay etmek diye buna denilir.

Kusura bakmasın Erdoğan ama açıkladığı “İnsan Hakları Eylem Planına” kendisi de inanmıyor..

Damat bakan da her ay  kameraların karşısına geçer  ekonomi paketler açıklar  gelecek ay bu aydan  daha iyi olacak derdi... Hiç  inandırıcı olmadığı gibi Merkez Bankasının 128 milyar dolarını da iç etti.

Bir kişi özgür değilse toplum özgür değildir diyerek iktidara geldiler...

-Akp iktidara geldiğinde cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü sayısı 58 bin iken, bu sayı şimdi 295 bine çıkmış durumda.

-337 cezaevinin 187 ‘si Akp döneminde devreye sokulurken ,hala cezaevi yapmaya devam ediyorlar.

Türkiye’nin uluslararası hukuk, insan hakları, özgürlükler, yolsuzluklar  ve basın özgürlüğü sıralamasında ki karnesi, içler acısı..

İşte ülkenin uluslararası arenadaki tablosu:

-Türkiye 126 ülke arasında hukuk sıralamasındaki yeri  109’cu..

-Özgürlükler sıralamasın da 180 ülke arasında 152’ci..

-Basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 154’cü..

-Yolsuzluk algı endeksi  örgütünün  2020 yılında yayınladığı rapora göre, Türkiye 180 ülke arasında 91’ci sırada.

-Türkiye dünyada en fazla hapishanelerinde gazetecilerin tutuklu olduğu  bir ülke durumunda.

Öyle bir yere gelindi ki ülke  ekonomisi  bunalıma girmiş toplum açlık ve yoksullukla boğuşuyor..

Küçük ortak “askıda ekmek projesi” başlatmış...

- Pandemi süreci ile geniş tabanlı işsizlik 10 milyonu geçmiş...

Türkiye  hukuktan uzaklaştıkça yabancı sermaye ülkeye gelmiyor, varolan yabancı sermaye de hızla  ülkeyi terk ediyor.

Erdoğan’ın neden  “insan hakları eylem planı” açıkladığı  anlaşılmıyor mu?

Erdoğan’ın hukuk reformunun hiç mi hiç bir inandırıcılığı yok...

İnanılacak gibi değil ki..

Erdoğan’ın 1215’deki Magna Carta’dan beri var olan masumiyet karnesinden yeni söz etmesine ne demeli?

Bir insan bu kadar mı kendini, ülkesini zor ve komik duruma düşürür.

Mevcut anayasa üzerine yemin eden de,  uymayan ve  uygulatmayan da  ta kendisi.

Muhalefeti rejim karşıtı gösteren ve terörist ilan edenin “İnsan Hakları eylem planına” kim inanır?

Demokrasi ve hukuktan yana olanlar sizden “insan hakları eylem planı” istemiyor.

 Mevcut yürürlükte olan anayasaya uyun ve uygulatın yeter.

İnsan hakları eylem planınıza  verilecek  yanıtımız  “gölge etmeyin yeter” dir.

  • Abone ol